Elalem ne der diye yaşamak ve kadın olmak..

Şubat 04, 2017

kadın olmak

🗣-Merhaba ; Cinsiyetiniz nedir?
👩-Kadın!

🗣-O zaman sizi şöyle alalım buyurun; Şu 3 şeyi çok iyi biliyor olmalısınız?

🗣 1-Çocuk doğurmak
     2-Yemek yapmak
     3-Temizlik...

👩-Peki diğer nitelikler?
🗣-Nitelik derken? Bunlar kafi!

👩-Yani okuduğum okul, bildiğim yabancı diller, hayata bakış açım, beklentilerim gibi bir hayatı sorgulayan cümleleri konuşmayacak mıyız?

🗣 - Ah tabii, kahve lekesini nasıl çıkartırsınız? Bu hayati bir görüştür bizim için.

👩 - Bu biraz saçma değil mi? Hayatımda kaç kere kahve döküp temizlemek zorunda kalacağım ki,  ben size okuduğum bölüm hakkında bilgi vereyim en iyisi .

🗣 - Bölüm mü? Hiç gerek yok. Siz sarma içine hangi malzemeler konulur onu anlatın. Ocakta ne kadar pişirilir mesela, bundan bahsedin bize.

👩- Bakın burada bir yanlış var, kadın olmak demek sadece bu vasıflara sahip olmak demek değil ki.. Belki de hayatım boyunca yemek yapma kabiliyetinden muaf olacağım. Hem çok iyi erkek aşçılar olduğu sizde biliyorsunuz? Temizliğe gelince bu bir yaşam biçimi değildir. İhtiyaç doğrultusunda karşılamanız gereken bir durumdur. Tabii ki yaşadığım yeri temizliyorum, ama bunu hayatımın amacı olarak görmüyorum. Bence sizde görmemelisiniz.

🗣- Yanlış düşünüyorsunuz! Ya çat kapı bir misafir gelirse ve eviniz temiz değilse! Üstüne üstlük ikram edilecek bir şey hazırlamadıysanız ne olacak?

👩- Şimdi anlıyorum, sanki bir savaştaymış gibi sürekli gardını al diyorsunuz bana!  Sürekli olarak havada uçan tozları yere inmesin diye yakalamam gerektiğini söylüyorsunuz. Evde yaşayan diğer kişilerin de tetikte olması gerekiyor o zaman. Koltuklar bozulabilir, yastıkların havası sönebilir, mazallah halının ufuk çizgisi kayabilir. Peki hepsini geçtim, yaptığım keki, böreği yiyebilme hakkım yüzde kaç onu bir öğrensem fena olmaz. Ne kadar yiyebiliyorum bilmek hakkımdır değil mi?

🗣- Hayır  tabii ki siz yemeyin. Formunuzu korumanız gerekiyor. Eşinize karşı bir sorumluluk bu. Her zaman güzel olmalısınız. Yoksa sizi beğenmez. Sonra çocuk doğurup ona bu duyguyu yaşatmalısınız. Bunu bir görev gibi düşünün

👩-Hah şimdi tamam oldu,  ben diyorum ki ne eksik? Bakın çocuk doğurmak iki kişi arasında verilmiş bir hayatın sözleşme karşılığı değildir önce bu konuda anlaşalım. Bir canlıyı dünyaya getirmek başlı başına bir sorumluluktur. Her iki tarafın buna gerçekten hazır olması, özellikle kadının bedenen kendini hazır hissetmesi çok önemlidir. Yani evlendim diye hemen ya da bir süre sonra çocuk yapmak, daha doğrusu kaç çocuk yapacağım benim tercihimdir. Bu konuda baskı yapmak incitici bir durum olmaktan öteye gitmez. İkincisi kendime olan saygımdan ötürü bakımlı olabilirim, bunu bir başkasına kendimi beğendirmek için yapmam söz konusu bile olamaz. Üstelik kadınlar karşı cinsleri için değil, daha çok kendi aralarındaki yarış için bakımlı olmaya çalışırlar ki, bu daha üzücü bir durumdur. Bedenimle beni sevecek , fiziğime göre sevgi derecesi gösterecek kişiyle aynı hayatı paylaşmak yeterince kötüyken, bunu stabil halde tutma çabası ondan daha kötüdür. 

🗣- Fazla bilmiş davranmanız size bu hayatı zorlaştırır. Daha az konuşmalısınız. Bu şekilde sizinle devam etmemiz mümkün değil?

👩- Öyle mi? 

Şöyle anlatayım o zaman ;
Konuşmalıyım çünkü kendimi ifade etmem için sözcüklere ihtiyacım var ve bu yüzden okumalıyım, ifade edeceklerimi daha iyi idrak etmek için..
Hayaller kurup onları gerçekleştirecek maddi kazanç için gerektiği kadar çalışmalıyım.
Hedefe ulaşınca yavaşlamalı, derin nefesler alabilmeliyim.
Belki karşıma bedenimden önce beynimin içindeki düşüncelere öncelik tanıyan biri çıkarsa ve ben  de onun kalbini görebilirsem el ele tutuşabiliriz..

Hayata birlikte bakıp, eksiklerimizi tamamlarız. Evimiz olur belki, onu da birlikte temizleriz, kendimizin yiyeceği keyifli yemekler hazırlarız.

Bakarsınız zamanı geldiğini düşünürüz ve bir çocuğumuz olur.

Kimbilir belki doğumdan sonra bir göbeğe bile sahip olabilirim. 
Ya kocam beni sevmezse diye bunalıma girmezsem eğer, eritmek için çaba gösteririm bedenime olan saygımdan dolayı!

Ve hep konuşurum güzel şeyler için.
Yaratmak için, paylaşmak için..

🗣- Ayıp, ayıp bu şekilde konuşulmaz. Ben sizin iyiliğiniz için söyledim; ama sizde beş beş cevaplar maşallah!

👩 -Bir dakika, ben bu söylemleri bir yerden tanıyorum.  Bana kim olduğunuzu söyler misiniz?

🗣- Elalem !

👩- Ah çok pardon, ben sizinle konuştuğumu bilmiyordum. Yoksa bunca cümlemi boşa sarf etmezdim. 

Size laf anlatamayacağımı, karşınızda duramayacağımı tabii ki biliyorum.
Kulaklarınız tıkalı, cümleleriniz mühürlü.
Noktadan sonra başka bir söz söyleme hakkımız yok değil mi?

Size bir tavsiye de bulunamama izin verin lütfen.

Başka hayatlar ile uğraşacak vaktinizi kendi hayatınızı güzelleştirmek için kullanmayı düşünür müsünüz acaba?

Belki beni kaybetmeden sizden birini kazanmış oluruz!
Ne dersiniz? 

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

4 yorum

  1. Alkış alkış alkış..gönülden.
    elalem ne dere takmış biriyim ben de... elimden geldiğince cesur rahat olmak istiyorum..korkak hale geldik elalem yüzünden

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. maalesef öyle.. hayatı başkaları ne der diye yaşarken kendi isteklerimizi unutmamak, hayatı kaçırmamak gerek.. sevgiler.

      Sil
  2. Ne güzel özetlemişsiniz toplumun kadına dayattıklarını.. Evlendim, üç sene oldu ve üç senedir annelerimizden tutun uzak yakın akraba ve arkadaş çevremiz neden hala çocuk yapmadığımızı sorguluyor. Bu kararı hala almamış olmamın gelecekte doğacak çocuk için haksızlık olduğunu söyleyen bile oldu. Çocuk yapmama gibi bir seçenek zaten hiç yok. Tartıştıkları şey zamanlaması, neden şimdi olmadığı. E ben belki hiç yapmak istemiyorum, olamaz mı? Yok! Olamaz. Eşimde ben de çalışıyoruz dolayısıyla ev içi roller de bir o kadar eşit. Bu da ayrı bir sorgulanma konusu, hala ailem bu durumu yadırgıyor. " Nasıl yani yemekleri hep eşin mi yapıyor, sen mutfağa hiç girmiyorsun öyle mi?" Alttan alta bu soru sorulurken suratlara "tu tu tu hiç yakıştıramadım, bir kadın hiç adamı mutfağa sokar mı, sen nasıl kadınsın?" ifadesi takınılıyor. Hatta bir keresinde teyzem açık açık bu yorumu da yapmıştı. " Allah Allah olur mu hiç öyle şey ne demekmiş o öyle?!" demişti :) Asıl gülünç olan ise bunu kadın kadına yapıyor. Erkeklerin bu konuya yaklaşımı daha mantık çerçevesinde. Konuştuğunuz izah ettiğiniz zaman hak veriyorlar. Ama kadınlar inanılmaz bir biçimde karşı çıkıyorlar buna. Hayır kadın çocuk yapacak ve hemen, kadın evde iş yapacak, kadın susacak. Erkek bağırabilir çağırabilir hakaret edebilir çünkü o erkek, ama kadın efendiliği elden bırakmamalı, susup oturmalı o zaman evlilik birliği yıkılmazmış. Yahu bu kadın taş mı, onun da öfkelenmeye, onun da yorulup dinlenmeye, onun da hayatıyla alakalı bir kararı (çocuk yapmak gibi) tek başına alabilmeye hakkı yok mu? Ey öteki kadın, sen kişisel hayatında ezildin, köle gibi çalıştırıldın, evlenir evlenmez hamile bırakıldın diye neden diğer kadınların da aynı çileleri çekmesini istiyorsun? Neden? Hayat sadece bir defa ve geriye dönülemez bir biçimde yaşanılıyor. Bırakın insanlar seçimlerini diledikleri gibi yapsın, siz kendi doğrularınızı yaşayın, başkaları kendi doğrularını yaşasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok doğru noktalara değinmişsiniz. verdiğiniz örnekler sizin hayatınızdan ama maalesef pek çok kadının maruz kaldığı muameleyi gözler önüne seriyor. hayat sizin hayatınız, ilişki de sizin, iki kişi arasında. istediğiniz gibi şekillendirin, tıpkı yapmaya çalıştığınız gibi.. diğerlerinin bu söylenişleri aslında sizi de kendilerine benzetmek ve kendi pişmanlıklarına ortak etmek, böylece mevzunun normalliğine inanıp rahatlamak, başkası üzerinden huzur bulmak istiyorlar. bilinçaltından geçen bu maalesef.. sonsuz sevgi ve muhabbetle..

      Sil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik