Zamanı gelmiş fikirden daha güçlü bir şey yoktur.

Ocak 02, 2017

alışveriş bağımlılığı
Bir bilimsel adı olsa ne olurdu diye düşündüm de;
"Tamamlanamama durumu" denilebilirdi sanırım.

Sürekli almak ama buna rağmen hep eksik olmak.

Eksik olduğunuzu düşündüğünüz taraflarınızı satın aldığınız eşyalar ile kapatmaya çalışmak.

Üstelik bu alanda başarıya ulaşan hiç kimsenin olmadığını bile bile bunu yapmaya uğraşmak...

Eğer başarabilen olsaydı,
Bütün ünlü diye tabir ettiğimiz insanlar, alışveriş kültürünün son örnekleri olurdu.
Aslında kültür demekte pek doğru değil.
''Alışveriş Hastalığı'' demek daha yerinde olur.

Yani mesele ne kadar zengin olduğunuz ya da ne kadar çok para harcadığınız ile ilgili değil.
Daha çok ne yaptığınızı FARK edememe durumu.

Öyle bir hale geliyor ki, evde metre kareye düşen her alanınızı işgal etmeye başlıyor eşyalarınız.

-Özel bir günde giyerim düşüncesiyle biriktirdiğiniz kıyafetler,
-Bu renk  kesinlikle ben de yok diye aldığınız ayakkabılar
-Misafir gelince şık görünsün diye beklettiğiniz yemek takımları
-Evde hiç bir zaman işe yaramayan, üstelik gözünüzü yoran biblolar.
-Köşedeki şemsiyelik
-Aynısından birden fazla aldığınız havlular, örtüler, yastıklar.
-Her kıyafet için ayrı saat, ayrı gözlük ayrı ayrı.... diye uzayıp giden listeyi yazmaya kalksak, daha neler ekleriz siz tahmin edin.

Geçen bir kitapta okudum;

"Zamanı gelmiş fikirden, daha güçlü bir şey yoktur"

Ne kadar da doğru.
Eğer yapma gücü bulduysanız, adım atmaktan korkmayın.

Mesela, kendinizi tamamlamak için başka yollar keşfedin.
Diğer ritüelleri terk etmeye çalışın.

Mesela gidin bir AVM'ye, en sevdiğiniz mağazayı gezin, kıyafetlere bakın.
Ona ihtiyacınız var mı diye kendinize sorun..
Yani onsuz nefes alıp, yemek yiyebiliyor musun ya da alternatif kıyafetin var mı diye kendinizi sorguya çekin.

Alışverişte anne butonu gibi düşünün bunu,
Sizi frenleyen bir sistem yaratın.
Sonra o mağazadan hiçbir şey almadan çıkmayı başarın.
Bu nefsinize karşı verdiğiniz 5 dakikalık bir düelloydu.
İşte siz kazandınız.

Belki küçük bir farkındalık testiydi ama illa gemileri yakıp yeniden var olacağım diyecek güçte olmak zorunda değilsiniz.

Adımınızın büyüklüğü de önemli değil
Her şey sizin için doğru zaman kavramı içinde yoğrulan farkındalıkta gizli.

Bir yerden başlamak için her zaman şansınız vardır.
Mesela tam da şu an.
Dolabında bulunan ama hiç giymediğin bir kıyafeti birine vermeyi dene.
Eğer vazgeçebiliyorsan ağırlıklarından kurtul.
Böylece tıpkı bir balon gibi gökyüzünde özgürleşmen daha kolay olur.

İhtiyaç duyduğun kadar olsun hayatında
Yetebildigin kadar ol içinde.

Unutma...
Zamanı geldiğinde bunu hissedeceksin.
Ve işte o zaman özgürleşeceksin.
En az
En sade halinle..

-Özge
Instagram: Tarcinlinegro

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

1 yorum

  1. Sizin de etkinizle kıyafetlerimi öylesine azalttım ki.. şu an sadece sevdiklerim ve kendime yakıştırdıklarım kaldı. Ve şunu fark ettim insan kendine yakışanları bulunca zaten yenileri almaya ihtiyaç hissetmiyor..Son iki aydır, sadece indirimden bulduğum ihtiyaç sonucu bir spor bluz aldım.. Elimdekileri ütüleyerek onlara iyi bakıyorum :).. Oraya buraya yığılmalarının sebebi fazla olmalarıymış, bunca yıl "pasaklı" diye günahımı aldılar.. Şu an kıyafet dolabımda hava koridorları mevcut, çok şükür..O hava koridorları arttıkça sanki benim nefes almam da kolaylaşır oldu ve algılarım açıldı. Haftasonu yıllardır ertelediğim direksyon dersini aldım ve kafamdaki bir projeden daha arındım. Artık ayaklarımı yerden kesebiliyorum :) Galiba insan algıları açıldıkça ve nefes alabildikçe "gerçekleştirme" isteği artıyor.Ve gerçekten zamanı geldiğinde önünüze ne iş, ne güç, ne yorgunluk ne de uyku geçebiliyor.Yazılarınızı kahve eşliğinde takip etmeye ve önermeye devam edeceğim..
    Sadelikle ve huzurla kalın....:)

    YanıtlaSil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik