Para biriktirmenin yolları - 1

Ocak 25, 2017

Aylardır sadece zorunlu ihtiyaçların satın alınması ve gereksiz şeylere yönelik tüketimin azaltılması konusunda yazılar yazıyorum. Bu yöntemi sadece bir kaç ay uygulayarak hayatında ilk defa para biriktirebilmeyi başardığını anlatan pek çok e-posta ve mesaj aldım. Ama bu sefer başka bir hayattan, Michelle McGagh'tan bahsetmek istiyorum. Kendisi tam 1 yıl boyunca gereksiz tüm harcamalardan uzaklaşarak 23.000 Dolar biriktirmeyi başarmış. (Aşağıdaki bölüm şuradan alıntıdır)

''Michelle McGagh, 10 yıl boyunca ekonomistlik yapmış, ama buna rağmen kendi bütçesini planlamakta zorluklar çekmiş birisi. Michelle, daha kendisi bile ıvır zıvır şeylere bütün parasını heba ederken, başkalarına nasıl para biriktirebileceklerini anlatmanın inandırıcı olmadığını düşünmeye başlıyor. Bu farkındalığa vardıktan sonra, 1 yıl boyunca sadece zorunlu ihtiyaçlarına para harcamaya ve gereksiz hiçbir şey satın almamaya karar veriyor. Artık sadece dolabındaki giysileri giymeye, ulaşımını bisikletle yapmaya ve sadece ev yapımı yemekler tüketmeye karar vermesiyle birlikte 1 yılın sonunda biriktirdiği miktar tam 23.000 dolar.'' 


Michelle; “Gerçekte ihtiyacım olmayan şeylere büyük paralar ödediğimi fark ettim: barda geçirdiğim zamanlar, yeni ve daha fazla giysi, dışarıda içtiğim kahveler ve daha birçok şey…” 

“Sonu gelmeyen bir tüketici girdabına girmiştim. Reklamların söylediği yalanlara, mutlu olmamız için mutlaka para harcamamız gerektiğine inanıyordum. Paramın avuçlarımdan sürekli akıp gitmesinden çok sıkıldım. Sonunda kendimi silkeleyip alışkanlıklarımı kökten değiştirebileceğimi fark ettim.” 

Michelle’in bu süreçte harcama yapmaya devam ettiği alanlar: Konut kredisi, sağlık sigortası, hayır kurumlarına yaptığı bağışlar, internet ve telefon, ailesine verdiği destek, zorunlu temizlik ürünleri ve yemek malzemeleri oldu. 

Vazgeçtikleri ise şöyle: Fitness salonu üyeliği, restoran, bar, kafe gibi yerlere gitmek ve markette satılan tüm abur cuburlar… 

Ayrıca, yeni giysiler, güzellik ürünleri, kuaför, taksi, otobüs ve metro kullanımı. 

Michelle bu süreci şöyle anlatıyor:

“Dışarı çıkmak istediğimde parkta piknik yaptım, tatile çadırla gittim, halka açık ve ücretsiz sergilere, konserlere gittim. Çikolatadan bile uzak durdum, sadece ev yapımı yemekler yedim. Spor salonu üyeliğine ise gerek kalmamıştı, çünkü her yere bisikletle gidiyordum.”

“Bu yıl boyunca, yeme içme harcamalarımı çok verimli tutmayı öğrendim. Her öğlen ve akşam yemeğimi planlıyordum. Yemek yapma konusunda kendimi oldukça geliştirdim. Eskiden bu konuda çok iyi değildim ama şu an gayet iyiyim diyebilirim…” 

“…Başlarda çok kolay olduğunu söyleyemem. Özellikle ilk aylarda, para harcamamaya ve alışkanlıklarımdan vazgeçmeye çalışmak oldukça zor geliyordu. Bazen bu kararımdan aniden vazgeçip, alışveriş yapasım veya bara gidip sarhoş olana kadar içesim geliyordu. Ya da en basitinden rüzgarlı bir günde bisikletimle yokuş çıkmak yerine otobüse binmek istediğim oluyordu. Neticede çok önemli bir şeyi öğrendim: iyi vakit geçirmek istediğiniz her an, cüzdanınızı açmanız gerekmiyor. Bir sürü ücretsiz konsere ve festivale katıldım. Çevredeki tüm parklarda yürüdüm. Sokak sporlarına, sokak etkinliklerine katıldım ve ilginç şekilde, eskisinden çok daha fazla sergi gezdim. Bir tatil sırasında, Suffolk ve Norfolk kıyısında eşimle bisiklete bindik, geceyi beraber çadırda geçirdik. Bunları daha önce hiç deneyimlememiştim ve şimdi tekrarlamak için sabırsızlanıyorum.” 

“Bu arada kaçırdığım güzel şeyler de oldu tabii ki. Vizyona yeni giren filmleri izleyemedim, arkadaşlarımla bir kafede oturamadım. Saçlarım bazen garip şekiller aldı. Ya da arkadaşımızın evine giderken bir şişe şarap alamadığımız için elimiz boş gitmek zorunda kaldık. Ama bizim için hazırladıkları yemeği birlikte yedikten sonra bulaşıkları yıkadığım için bana teşekkür ettiler. Güzel bir paylaşımdı.” 

“1 yılda olanaksız görünen şeyi başardım ve 23.000 dolar biriktirdim. Ev kredimin bir kısmını ödedim. 25 yıl boyunca sırtımda olacak bir yükün süresini kısaltmayı başardım.” 

“En çok duyduğum şey alışverişi çok özleyeceğimdi. Ama öyle olmadı. Hala çok giysiye ihtiyaç duymuyorum, bir kot ve azıcık parfüm, güzel bir saç kesimi ihtiyacım olan tek şeymiş. Bir yıllık maratonum bitince alışveriş merkezlerine koşmadım. Sadece bana bu süreçte destek olan sevdiklerime ve aileme bira ısmarladım.” 

“Bu bir yılda en büyük kazancım, maceraya ve yeni insanlara daha açık biri olmamdı. Yeni şeylere evet demeyi öğrendim ve en önemlisi, mutlu olmak için ne kadar az şeye ihtiyacım olduğunu fark ettim.” Kaynak

Bir sonraki yazımda Michelle'in ilham verici hikayesinden yola çıkarak sizlere para biriktirme konusunda destek olabilecek bazı önerilerde bulunacağım.

Sadelikle..

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

3 yorum

  1. Bu ornege bayildim Banu, canli ornekleri gormek bir cok kiside buyuk bir etki yapabilir diye dusunuyorum, onlardan biri de benim kiz kardesim maalesef, o'nu bu konuda bilinclendirmeye calisiyorum, bu ornegini o'na gosterecegim, sagolasin paylastigin icin. <3

    YanıtlaSil
  2. Arkadaşıma giderken de eli boş gitmem.Yemem içmem,bir şey alırım. Ha bana gelen almasa da olur ,ama birisi "ben bundan sonra para harcamayı bıraktım,sana gelsem de takılsak" dese , bilmiyorum ne hissederim. Ben beklemem ama mesela bir kuzenim var. Kocası asgari ücretle çalışıyor. Hiç para yokken ev aldılar. Ev 90 bin liraydı,alım satım parasıyla birlikte 100 bin lira kredi çektiler. Sonra ilk mesajı "yapmayın,etmeyin ,kredi işi zor ,tek maaş ,bir de çocuk.." diye uyaran annemle babama "almasam da evi taşıyacağım,yol geçen hanı gibi oldu evim" demiş.Kime demek istedin diye sorunca imayla anlatmış,bana telefonda teyzem böyle dedi diye kendi annemi kötülüyor.Bununla da kalmayıp eve gelenden ikram ettiği kahveyi isteyeceğini söylemiş. Ben bu durumu "ben teyzeme söyledim sen de anla" olarak algıladım ve artık gitmiyorum.Arada sırada instagramda evine gelen insanları nasıl ağırladığını gösteren videolara rastlıyorum.Şubat tatilinde annesinin evine taşındı. Elektrik su,soba vs.için faturadan kar etmek hesabıyla.Evinde yapmadığı şeyleri teyzemin evinde yaptı ve ille ki kahveyi istedi... farkındayım,kendi akrabamı kötülüyorum. Sadece insanın akrabası bile yapınca nasıl hissettiğini anlatmak istedim.Alacaksan,biriktireceksen kendine. Evet annemler de hatalı ,ama yaşlı insanlar korkar.Bana iki lira borç geldi diye demediği laf kalmadı. "Ya evet teyze zor ama sizler gibi iradeliysem yaparım,elimden paralar gelip gidiyor ,boşa gitmesin yatırım olsun" dese kırmadan,gönül yaparak ,annem destek bile olurdu.ki hala da olmaya çalışıyor. Ben de kahve almaktan kaçındığım için değil ,ama senede bir gittiğim evinde içireceği bir fincan kahvenin parasını isteyen birine vermek ağrıma gittiği için gidip cafede içiyorum. Evde de içerim ama sıkılıp dışarı çıkınca kimseye yük olmamak için böyle yapıyorum. Şimdi şarap almamak için bulaşık yıkamak aynen o derece itici geldi ,dayanamadım. Arada bir gidiyorsan al. Cüzdanın kurumaz. Ya da yemek yap götür diye söylendim burda. Çok uzattım ama kusura bakmayın artık.

    YanıtlaSil
  3. 2016 senesinde başladım harcamalarımı gözlemlemeye. Halen devam ediyorum. Çok şahane sonuçlar elde etmedim ama en azından bireysel emeklilik gibi mini bir para biriktirme yöntemi belirleyebildim. Mali durumumu biraz daha kontrollü hale getirdim ve halen bu konudaki çalışmalarım devam ediyor. Eskiler derler ya damlaya damlaya göl olur. Ağır oluyor belki ama oluyor. :)

    YanıtlaSil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik