Minimalizm ve artık beni etkilemeyen şeyler

Ocak 30, 2017

Minimalist yazar Joshua Becker tarafından kaleme alınan, modern dünyadaki başarı ve saygınlık ölçütleri hakkında yayınlanmış bir yazının uyarlanmış halini sizlerle paylaşmak istiyorum. Keyifli okumalar..


Daha az şeye sahip olmak için sadece bir yolculuk olarak başlayan minimalizm, kendimi ve çevremdeki dünyayı görme biçimimi değiştirdi.

En önemli değişikliklerden biri, toplumun başarıyı nasıl tanımladığı konusunu yeniden değerlendirmek oldu. Çoğu zaman, kendileri için en fazla kaynak ayıran, harcayan ve koruyanlar "başarılı olanlar" olarak etiketleniyor. Fakat bu talihsiz bir durum. Bildiğim en iyi insanlardan bazıları dünyevi anlamda başarılı sayılmazdı - kaynaklarını daha az maddi şeylere harcama ve kendi yaşamlarına odaklanma kararı aldıklarından dolayı..

Başkalarının övgü ve hayranlığını kazanmak ve takdir edilmek bizim için kökleşmiş bir arzu gibi görünüyor. Ve bu nedenle, birçok insan dünyevi başarı cephesi için daha büyük ve daha değerli şeylerden ödün veriyor. 

Bu amaçla, dünyaya ve insanlara bakış açım değişmeye başladığından beri, artık beni etkilemeyen şeylerden oluşan kısa bir liste sunacağım:

1) Giysilerinizin markası. 

Kalite ve uyum önemlidir. Ancak neden markaların adı çoğunlukla içeride değil de ürünlerin dışına basılıyor asla anlayamayacağım. Çoğu zaman, insanlar sadece ayaklı reklam panosu olma ayrıcalığına prim ödüyor. Artık gömleğinizin, çantanızın veya saatinizin dışındaki logolardan etkilenmiyorum. Bunun yerine, ''zamansız moda''yı tercih edenlere ve karakterleri ve imajları ile bir izlenim yaratmaya çalışanlara hayranım. 

2) Mücevherlerinizde ki karat sayısı. 

Yeni kitabımın en önemli bölümlerinden birisi Bryan ve Nicole'in hikayesini içeriyor. Bryan ve Nicole, 5 yıldır evli olmalarına rağmen, çoğu düğün borcundan oluşan bir miktarı ödemek için her gün fedakârlık yapmaya ve çalışmaya devam ediyorlar. Ve bu borcun çoğunluğu Nicole'in parmağında bir yüzük olarak duruyor. Birinin parmağındaki yüzüğün karatının büyüklüğü bazıları tarafından fark edilirken, çoğu onun farkında bile değil. Ve sadece bazı(!) insanları etkilemek için böylesi bir borca girmeye gerek var mı?

3)Aracınızın markası ve fiyatı. 

Herhangi bir aracın amacı, insanları A Noktasından B noktasına güvenli bir şekilde taşımaktır. Güvenlik ve konfor önemlidir. Ancak lüks araçların çoğu (ve spor otomobiller) farklı bir motivasyona hitap ediyorlar; yani artık sadece ulaşımla ilgili değiller. Kırmızı ışıkta 60 saniye boyunca yabancıları etkilemek anlamına gelse bile - farkedilme ve etkileme ihtiyacı insanları bütçesinin dışında araçlar satın almaya teşvik ediyor. 

4) Evinizin büyüklüğü

Evler barınmamızı sağlıyor. Dahası finansal durumumuza ve mahallemize yapılan yatırımı temsil ediyorlar. Hayatım boyunca, birkaç eve sahip oldum (hepsine aynı anda değil) ve ailem için bir ev sağlamanın gururunu yaşadım. Ancak yıllar önce kasıtlı biçimde küçülmeyi tercih ettik. Bu asla pişman olmadığım bir karar. Ve bugüne kadar, büyük bir evin yanından her geçtiğimde, aklıma gelen tek şey küçük bir evde ne kadar mutlu olduğum.

5) Banka hesabınızdaki para

Günümüz dünyasındaki başarının nihai ölçütü kişisel servettir. Bu arada, bu tanımı yapan ilk biz değiliz - bu yaklaşım, yüzyıllardır hemen hemen her toplumda geçerli olmuştur. Ancak yanlış ölçüyü kullanıp kullanmadığımı merak etmeye başladım. Belki bir banka hesabındaki para miktarı başarının en büyük ölçüsü değildir. Belki bunun yerine hayatımızda başarabileceğimiz iyiliklerin miktarı , başarının gerçek bir ölçütüdür.

6) Cep telefonunuzun modeli

Geçen gün, çocuklarımla ve bir grup arkadaşıyla yerel bir parkta vakit geçiriyordum. Etrafımda en çok tekrarlanan konuşmalarından biri, teknolojinin sürekli olarak karşılaştırmasıydı. "Hangi model iPhone'un var? Doğum gününde yeni bir iPad'i kimin aldığını tahmin et".. 10 yaşın altındaki çocukların batarya ile çalışan elektronik modelleri karşılaştırmak için çok fazla enerji harcadıklarını duymak çok endişe vericiydi. Onları uyarmak ve düzeltmek istediğim kadar, aslında yetişkinlerin de çok farklı olmadığını düşündüm. Cep telefonlarını karşılaştırmıyorsak bile en üst model bilgisayarlarımız ve daha büyük ekran televizyonlarımız hakkında konuşmaya bayılıyoruz. Ve bu artık beni etkilemiyor.


7) Sosyal medya hesabınızdaki fotoğraflar

Neredeyse herkes yeni giysiler ve restoran yemeklerinden, konserlere ve uçak kanatlarına kadar gurur verici(!) görüntüleri paylaşmaya bayılıyor. Bu görüntüler, yalnızca hayatımızın en heyecan verici bölümlerini rutin olarak tasvir ediyor ve özellikle seçiliyor. Kendi yaşamlarımıza ait görselleri düzenleyip photoshop yaparken ulaşılamayacak mükemmel imgeleri kalıcı kılmaktan dolayı sorumluluk bize ait! Evet, bu sorumluluk hepimizin ve artık bundan vazgeçmemiz gerekiyor..

Sahip olduğumuz şeyleri başkalarını etkilemek için kullanmayı bırakalım..

Ve yaşadığımız hayat ile ilham vermeye başlayalım. 

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

7 yorum

  1. Ne güzel yazmış..ne doğru...

    YanıtlaSil
  2. Her gecen gun iyiki bu konu ilgimi cekmis ve iyiki arastirirken seni farketmisim takip etmisim diyorum ablacigim. Sayende farkindaligim oyle artti ki bu yaslarda boyle hayatla tanismis oldugum icin mutluyum.tesekkur ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim sevgili Cennet, yorumun bana umut oldu.. Bu yolculuk sizlerle daha keyifli.. Sonsuz sevgilerimle.

      Sil
  3. merhaba Banu abla. ben 21 yaşımdayım. yazdıkların şimdiden bende birçok şeyi değiştirdi, dünya görüşüm değişti diyebilirim. ben de buna göre yol aldım çevremde aldığım kararlardan etkilendi. sayende büyük bir çoğunluk zeytinyağlı defne sabunu hastası bu sadece bir örnek:) sana bir şey sormak istiyorum. Bursa'da hayvan yetiştirmek mümkün mü inek vs? ya da İstanbul'da hiç köy hayatı yaşama, hayan besleme imkanı yok mu? şile-ağva-polonezköy gibi yerlerde veyahut tuzla'da da köyler var diye duydum. sağlıkla kal. sevgilerle. seni çok severek okuyoruz iyi ki varsın iyi ki cesursun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhaba, yorumun ve yazdıkların için çok teşekkür ederim. Bursa'da bahsettiğin tarzda yerler var, Mustafakemalpaşa, Karacabey, Keles vb.. İstanbul'da buna uygun yerler var mı bilemiyorum ama Bursq'daki yerlerde yaşam daha ucuz ve kolay olabilir. Sevgiler..

      Sil
  4. Akşam akşam bu yazıyı okumak iyi geldi. Domino taşı gibi... Niyet edince insan ardarda onu yolunda destekleyecek yardımı görüyor evrenden.

    YanıtlaSil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik