Gerçek başarı ya da başarılı olmak nedir? Neye göre, kime göre başarılı olmak?

Ocak 06, 2017

Aret Vartanyan
Gerçekten Yaşıyor musun? 
s.51-64
Destek Yayınevi


Bir ''başarı'' saplantısıdır gidiyor... ''Başarı'' sözcüğü ortalıkla Deli Dumrul dolanıyor. Okulda başarı, yatakta başarı, evlilikte başarı, yaşamda başarı... Kim belirliyor başarının kriterlerini? Neye göre, kime göre başarı?.. Tanımlamalardan kaçtıkça önüme çıkıyor tanımlamalar.

Başarı da onlardan biri...

Kendime bakıyorum... Bazı şeylerde kendimce başarılı, bazılarında kendimce başarısızım. Bazı şeylerde ise çevrem tarafından başarılı ya da başarısızım. Ailemin nezdinde de başarılarım ve başarısızlıklarım var elbet. Demek ki benim için başarılı olan, ailemin gözünde başarısız olabilir. ''Yılın En Başarılı İşadamı Ödülü'' bile seçene ve seçim kriterlerine göre belirlenmiyor mu? 

Para, ün, şöhret, statü, güzel kadınlar, yakışıklı erkekler, ödüller... Bunların hangileri başarıyı simgeliyor? Sevgi, onur, huzur, sağlık, keyif, mutluluk... Bunları kaybettiğimde geriye başarı kalır mı?

Sürekli bir tekrarlayışla ''hayatta başarılı olmak istiyorum'' dediğim günleri hatırlıyorum. Döner dolaşır çevremdeki herkes de bana ''başarılı bir insan olmak için..'' diye başladıkları cümlelere kendi başarı dileklerini eklerdi. Herkesin bir başarı tanımı vardı. Aslında çoğu benzeşiyordu. Ne ben ne de onlar ''başarılı bir hayat'' tanımlaması yaparken aslında ne söylediğimizi, neyi anlatmaya çalıştığımızı bilmiyorduk. Birileri, birilerine sürekli, hatta nesilden nesile aslında neyi aradıklarını ifade edemeden, aslında ne olduklarını bilmedikleri bir şeyi arıyorlardı. Bugün de arıyorlar.

Okulda başarı demek aldığın notlar demek. Bu kadar mı?

Kariyerde başarı demek ya kazandığın para ya da aldığın ünvan demek. Bu kadar mı?

Evlilikte başarı demek uzun yıllar az kavga gürültüyle boşanmadan kalabilmek demek. Bu kadar mı?

Yaşamda başarı dediğinde iyice karışıyor zihinler. Bu soruya cevap verirken bile yürek emin değil. Ağızdan cümle çıkıyor sonra duyulmayan bir fısıltı herhalde budur diyor. Daha ileri gidiyor, ne olduğunu anlayamadığımız başarıya ulaşamayınca başarısız diyorlar. Çok daha sertini biz kendimize diyoruz ve vazgeçiyoruz. 

Ezbere dayalı konuları anlamsız bulan, öğretmenin samimiyetine inanmayan bir öğrenci, notları düşük olduğunda başarısız oluyor. Sisteme inanmayan, çocukları yaşamla buluşturmak isteyen, müfredatla yetinmeyen bir öğretmen de başarısız oluyor. Kurumsa yaşama ayak uyduramayan, aslında kendi yaratıcılığını kendi özgürlük alanında ifade etmek isteyen insana da başarısız deniyor. 

Öte yanda sorgusuz sualsiz itaat eden çocuk başarılı oluyor. Sesini çıkarmayan akıllı, efendi oluyor. İzdivaç programlarında iki emekli maaşı ve evi olana başarılı deniliyor. 

Başarı o kadar göreceli bir kavram ki ''başarılı bir hayatım oldu'' demek nasıl mümkün olur?

Düşünsene yaşamının son anlarında birisi diyor ki çok başarılı bir yaşamım oldu. Evlerim, otomobillerim, bol param, ünvanlarım oldu.

Bir diğeri diyor ki; sayısız hayat kurtardım, dünyayı dolaşarak salgın hastalıklarla, açlıkla, fakirlikle mücadele ettim. Binlerce yaşama can verdim. 

Bir başkası diyor ki: ''Muhteşem bir ailem oldu. Harika bir anne, mükemmel bir eş oldum. Çocuklarımın mürüvvetini de gördüm.''

Bir diğeri: '' Yazdığım kitaplara, çektiğim filmlere zemin oluşturan tezlerimle düşünce tarihini değiştirerek gelecek nesillere iz bıraktım. Fizik dünyasının önündeki engelleri kaldırdım.''

Bu oyunu uzatabiliriz. 

Sende etrafına bakarak, hayran olduğun insanları düşünerek onların son sözlerinde kendi başarılarını nasıl tanımladıklarını hayal edebilir misin? Hangisi gerçek başarı?

Göstermeye çalıştığım şey nereden baktığına göre başarının yeniden tanımlandığı. Bunların hiç biri beni ilgilendirmiyor. Benim için başarının iki bacaklı bir tanımı var. 

Gerçekten taşıdıklarını hayata geçiriyor musun? Sana bahşedileni dünyaya taşıyor musun? 
Gerçekten yaşayan sen misin yoksa yarattığın bir silüet mi? 

Benim için başarılı bir yaşam, seni yaşadığın bir yaşam. 

Bir başka ifadeyle, rekabete girmeden, kıyaslamadan, kendi kulvarında, kendi yolunda mükemmel denen tanımlanamayan bir başka olguyu değil, yapabileceğinin en iyisini yapman, yaşayabileceğinin en iyisini yaşamak. 

En iyi yaşam herkese göre değişir. Birileri de sürekli herkese aynı tanımı yaptırmaya çalışır. Sen de herkes gibi olamadığın, sana gösterileni yapamadığın için kendini yetersiz, beceriksiz, başarısız görürsün. 

Yavaş yavaş çocukluğunun ilk evlerindeki özgüvenin silikleşmeye başlar, sesin kısılır, yapabildiğini sandığın şeyi yaparak yetinmeyi öğrenirsin. 

Ancaaakkkk...

Bir yanın hiç susmaz. Tatmin olmaz. 
İçindeki ses, sesini çıkarmada da arada sırada seni dürter. 

Yıllarca yarıştım. Teşekkür yetmedi. Takdir almak istedim. Takdir alınca ailem de arkadaşlarım da beni daha başarılı görüyorlardı. İkinci sıraya düşmeyi hiç sevmedim. Ne de olsa hep birinci olmalıydım. Bir şeyi becerememekten o kadar korktum ki, becerememe ihtimalim olmayan şeylere bulaşmadım. Bulaşmışsam da bir bahane bulup tez zamanda uzaklaştım, kaçtım.

Arkadaşlarımı, dostlarımı kıskandım. Onların beni kıskandıklarına inandım. Aslında bu inanmak istediğim şeydi. Yani kıskanılıyor olmak başarılı olmanın da bir ifadesiydi benim için. 

Aslında kıskançlık sadece kendi yetersizlik hissimin kaçınılmaz üretimiydi. 

Gençlik yıllarım bu şekilde yok olmaya giderken, yolculuğum değişti. Bugün yürümeye devam ettiğim yola girdikten sonra gerçekten sevmenin ne demek olduğunu gördüm.
Bir çiçeğin açışında mucizeyi tanıdım.
Gürültünün içinde kaybolmak yerine ötesindeki sessizliği keşfettim.
Sonuçların değil yolculuğun anlamını buldum.
Yaşamımın her anında kendi bahçemde olmanın huzurunu anladım.

Bugün bile ısrarla kıyaslamam bekleniyor.
Her şeyi kıyaslamalıyım kimilerine göre.
Başka ilişkilere bakarak ilişkimi, başkalarının yaptıklarına bakarak kendi yaptıklarımı, hemcinslerime bakarak nasıl göründüğümü, etiketlemeliyim.
Bazen adına moda ya da trend denilen şeyin peşinden sürüklenmezsem dışlanacağımı hissetmem bekleniyor.
Milyonlarca insan böylece yavaş yavaş kendinden uzaklaşıyor, kendinden vazgeçiyor...

Her birey evlenmek zorunda değil!
Her birimizin zengin olması da gerekmiyor.
Hepimiz kendi yolculuğumuzdayız.
Bu bedende tek bir yaşam hakkım olduğuna göre, onu nasıl yaşayacağıma karar verecek olan da benim!
Bunu yapamadığımda, içindeki boşluğun hiç dolmadığı, yaşananların hep eksik kaldığı bir yaşamı yaratıyorum.
Eleştirilmekten, dışlanmaktan o kadar korkuyoruz ki, ışıltılı yola geçemeden en yakındaki güvenli yola sapıyoruz ve kendimizi çıkmaz sokakta buluyoruz.

....

Bugün milyonlarca insan aslında hiç de aradıkları olmayan, kendilerini yansıtmayan başarı hedeflerinin, suni ideallerin peşinden koşuyor. 

Eğer sen kendi başarı tanımının peşinde koşarsan, birileri seni geri döndürmeye çalışacak. Belki de o birileri, kendi yapamadıklarını başkasının yapabilmesinden için için korkuyor olacak.

Başarı dediğin, seni yani kendini gerçekleştirmen, seni yaşama taşıman, bunun için de hayallerinden vazgeçmeden senden beklenmeyeni yapabilmenden başka bir şey değil.

Aret Vartanyan

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

7 yorum

  1. Huzur veren bir yazıydı. Kitabı ilk fırsatta alıp okumak istiyorum. Güzel yüreğinize, emeğinize sağlik. Rumi'nin diyarından selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. benim de çok hoşuma gittiği için paylaşmak istedim. suni başarılar uğruna kim olduğumuzdan vazgeçtiğimiz bir hayat yerine kendimizi yaşadığımız bir hayat dileğiyle.. sevgiler..

      Sil
  2. Okurken şunu düşündüm.. "başarı" diye bir kelime neden var? Kişilere göre oldukça değişken tanımlar içeren bu sözcüğü hayatımızdan çıkarsak, yani başarılı olduk mu diye yargılara varmadan çalışsak çabalasak planlar yapsak, çevremizin başarı yargılarını da çok da dikkate almasak ne olur? Başarı beraberinde hırs, karşılaştırma, stres, beklenti getir miyor mu? Bu kelime olmadan hayatımı anlamlandırabilir miyiz? Kalbimiz ve vicdanımızın sesiyle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne de güzel anlatmışsınız.. başarı kriterleri o kadar değişken ki.. kendi hayatımızı yaşıyoruz derken bazen annemizin, çevremizin başarı idealleri peşinde harcanan hayatlar kalıyor elimizde.. esas başarı bizim kendimizi gerçekleştirmemiz... sevgiler..

      Sil
  3. kitabi merak ettim, e-kitabi da varmis,sevindim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aa süper, ben de çok sevindim.. beğenerek okuyacağını düşünüyorum. sevgiler Meral'cim.

      Sil
  4. Başarının ne olduğunu araştırdığım şu günlerde bu yazı güzel bir aracı oldu. Blogunuzla yeni karşılaştım, bütün bunları birlikte deneyimlemek harika.

    YanıtlaSil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik