Aynanızı iyi seçin..

Ocak 05, 2017


Hayatımızın bir çemberin tam ortasında olduğunu düşünürsek
Etrafımızda 24 saat akan bir yaşamı izlediğimiz fikrine kimse hayır diyemez.

Aslında siz hep sabitsiniz de,
Her şey sizin yörüngeniz etrafında şekil değiştirerek ilerliyor gibi.

Büyüyor, gelişiyor ve değişim gösteriyor.

Bu çemberde  seçemediginiz tek şey aileniz, 
Ruhunuzu korumak icin vücudunuzu size armağan etmiş yegane varlıklar. 
Öylesine ince, naif ve güzel bir kutuda sunuluyor ki insana,
Hayır demek mümkün değil..

Onun dışında yörüngeniz üzerindeki her şey sizin tercihiniz sonucu orada bulunmakta.

Bunu tam olarak şöyle ifade edebiliriz;


Bir market alışverişi sırasında sepetinize ne koyduğunuzu değil,
Kasada ne ödediyseniz onu satın alıp eve getirme hakkına sahip olursunuz.


Yani hayatınıza neyi dahil edeceğiniz işte tam olarak bu kadar basit!

Özellikle arkadaş dediğiniz kişileri yolculuğunuz sırasında seçmek büyük bir ustalık gerektirir.

Çünkü en önemli deneyimlerinizi, tercübelerinizi birlikte yaşama şansını verdiğiniz kişiler arkadaşlarınızdır.

Mesela ;
Sizi A noktasından alıp B noktasına gelemeden yarı yolda bırakan  arkadaşlardan uzak durmayı öneririm.
Bu türe ait olanlar hayatınızın ortasına girip, 
"-bir arkadaşa bakıp çıkacaktım" diyecek kadar gelişleri ve gidişleri aynı hızda olan kişilerdir.

Bazılari ise anlatmayı o kadar çok sever ki;
Kendinizi çöp tenekesi gibi hissetmenize neden olur.

Bütün arkadaşlık boyunca muazzam bir dinleyici olup, karşı tarafın acıları, üzüntüleri, neşesi, kederiyle dolup taşarsınız.
Fakat sizin paylaşım adına hiç bir konuşma balonunuz havada olmaz.
Gökyüzü onun cümleleriyle dolup taşmış olur, 

Tıpkı sizin içinizin dolduğu gibi..
Bir de sizin her yaptığınızı sorgusuz sualsiz destekleyen arkadaşlar vardır.
Onlara arkadaş değilde, onaylayıcı kişiler demek daha yerinde bir yaklaşım olur.

Giydiğinizden tutunda yediğin yemeğe, söylediğiniz sözlere kadar her şey onun gözünde en doğru ve en güzeldir.
Kusur bulmaya çalışanın alnını bile karışlar o derece muazzam bir insansınızdır gözünde.
Gelişiminizi köstek olmak dışında , ihtiyaç anında egonuzu besleyerek,
Size siz olduğunuzu unutturma konusunda master yapmış yegane varlıktır.

İhtiyaç anında aramak dışında, sizin varlığınızdan haberi olmayan mı dersiniz?

Tüketim çılgınlığına ortak olmanız için sizi peşinden sürükleyen mi?

Çılgınlığı tavan yapmış, dünyayı ti'ye aldığını söyleyip yaşadığınız normal insan hayatını eleştireni mi ?

Atacağınız her adımda bir gölge gibi peşinizden gelip, yaptığınız bütün hareketlerin kaynağını kendi gibi gösteren mi?

Sizi beslemekten çok tüketen,
Yolunuzdaki çukurları
"-aaa görmemişim, yoksa seni uyarmaz mıydım canım" samimiyetsizliği ile kapatan mı?

Varlığında mutlu olmadığınız,
Tek kişilik kalabalık yaratabilen,
Sizi yoran, beyninizdeki düşünceleri bir cımbız gibi söküp atıp, kendi düşüncelerini eken,
Size siz olma şansı vermeyen.
Farkında olduğunuz her şeyi sıradanlaştıranı mı? 

Yani o kadar çok çeşit varken.
Yörüngenizde size ışığını yansıtabilen,
Elini düşünmeden uzatan,
Kızarmış patateslerini sizinle paylaşan,
Yanlışınıza doğruyla yürüyen,
Birlikte gülerken dişindeki dolgusunu görebileceğiniz,
Saç renginizle değilde, saçınızın dökülmesinden endişelenip sizi merak eden birini bulunca ona sıkı sıkı sarılın.

Hayat çok uzun gibi görünüyor..
Ama bildigin numara bunlar...
Bak '85 de doğmuşum şimdi buralar '17
Matematik bile çaresiz.

Az olması eksiklik göstergesi değil
Bilakis zenginlik pırıltısıdır.
Belki 2 yada 3 tanesi yolculuğunuz boyunca size en güzel anıları hediye edecektir, kimbilir?

Bu nedenle
Seçimleriniz,
Arkadaşlarınız

Hepsinin sizi yansıttığını asla unutmayın.

Aynanınızı  iyi seçin..

-Özlem
Instagram: tarcinlinegro

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

4 yorum

  1. Fevkalade bir anlatım, fikirlerinize sağlık @tarcinliegro ve bizimle paylaşan @sadehayatim💚🌸💚

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok güzel yazıyor, iyi ki yazıyor... her yazısını heyecanla bekliyorum..

      Sil
  2. Geçenlerde Nil Karaibrahimgil'in bir paylaşımını okumuştum. Diyorduki: "Herkes en yakınındaki beş kişinin ortalamasıymış." Bir an irkilmiştim. Çünkü en yakınımda, olmasını istemediğim ama olmak zorunda olanlar da var. Gerçi dibimizde bile olsa doğru mesafeyi koyduktan sonra kimse yaklaşamaz ama her zaman doğru mesafeyi korumak kolay olmuyor.
    Bu yazıdaki tanımların çoğundan da var etrafımda. Özellikle tek kişilik kalabalık yaratanlar öyle yoruyor ki..
    Özlem ve Banu iyi ki varsınız..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederiz. Etrafımızdaki insanların yarattığı uğultunun sesi öylesine yüksek ki bazen kendi sesimizi duymakta zorlanıyoruz. İşte en çokta bu yüzden bize dinginlik verecek, kim olduğumuzu anlamımıza yardımcı olacak arkadaşlara ihtiyacımız var.. Sevgiler..

      Sil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik