Uruguay Eski Devlet Başkanı Jose Mujica'nın Sade Hayatı

Aralık 23, 2016


Jose Mujica. Uruguay'ın 81 yaşındaki eski devlet başkanı (2010-2015). Dün konuşmalarından birinde yer alan ufak bir bölümü instagram ve facebook hesaplarımda yayınladım. Dünyanın en sade ve mütevazi siyasetçisi olarak bilinen Jose Mujica'nın hayatı yaşama biçimi aslında başlı başına bir ilham kaynağı. Ufak bir paylaşımdan fazlasını hak ediyor. Dolayısıyla sadece bir sosyal medya anısı olarak kalsın istemedim. Böyle güzel ruhların, hayatını böylesine dolu ve mütevazi yaşayanların hikayeleri beni derinden etkiliyor. Özellikle de bu insan kitlelere hitap eden, kendisine sunulan imkanlara rağmen sade bir hayatı tercih eden birisiyse etkisi daha büyük oluyor.

Herkes ona dünyanın en fakir devlet başkanı dese de benim için dünyanın en ZENGİN insanı o. Çünkü zenginliğin para ile değil özgürlükle, yaşıyor gibi yapmak yerine gerçekten yaşamakla ilgili olduğunu çoğumuzdan önce kavramış bir insan.

Nasıl mı?


Devletin kendisine ödediği maaşın %90'ınını ihtiyaç sahiplerine bağışlayan bir siyasetçi düşünün. Bunun sebebini soranlara şöyle diyor:

''Bu benim kendi tercihim. Hayatımın uzun yıllarını bu şekilde yaşayarak geçirdim. Maaşımın geri kalanı bana yetiyor. Ben yoksul değilim, pahalı hayat seçen insanlar yoksulluk çeker. Çok fazla mal varlığınız yoksa, onları devam ettirmek için bir köle gibi ömür boyu didinip durmak zorunda kalmazsınız. Yani asıl fakirler yaşamdan sürekli talepleri olan ve elde ettikleriyle yetinmeyen insanlardır. '' 

Mütevazi, küçük bir evde eşi ve üç bacaklı köpeği ile birlikte yaşıyor. Eşiyle çiftçilik yapıyor. Çamaşırlarını bahçede kurutuyor. Kendisine sunulan makam arabasını kullanmamış. Bunun yerine 1987 model Vosvos'uyla işe gidip gelmeyi tercih etmiş. Tabi ki sürücü koltuğunda. Dahası başkan seçildiği dönemde yine kendisine ve eşine tahsis edilen lüks başkanlık konutunda oturmayı da reddetmiş. Bunun sebebini ise şöyle açıklıyor:

''Hayatta en güzel şey özgürlüktür. Yoğun bir hayatın büyük bir evi ve hizmetçileri olursa bunlara dikkat etmek için çok zaman harcarım. Bu nedenle de az özgürlüğüm olur. Benim işlerime dikkat etmesi için başkalarını görevlendirirsem bu sefer de başkalarının vaktini çalmış olurum. Bu nedenle hayatta hafif olmak, yüksüz olmak fakir olmak demek değildir. Daha özgür olmaktır.''

Ve ekliyor..

''Ben ülkemin büyük çoğunluğu nasıl yaşıyorsa, öyle yaşıyorum. Düşündüğün gibi yaşamalısın, aksi takdirde yaşadığın gibi düşünmeye başlarsın.''



2015 yılında 'Saraysız Başkan Jose Mujica' kitabının tanıtımı için Türkiye'ye gelen eski devlet başkanı, 5 yıldızlı bir otel yerine Taksim'de 3 yıldızlı bir otelde konaklamayı tercih etmiş. Tabi o dönem minimalist değil, maksimalist bir hayat sürdüğüm için ülkemize geldiğini bile yeni öğreniyorum maalesef.

İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında söyledikleri ise oldukça çarpıcı:

''Ben ve eşim gençken dünyayı düzenlemeye çabalıyorduk. Çok hapis yattık ve çocuğumuz olmadı. Çocuklarımız bizim semtimizdeki çocuklardır. Biz ölünce de mallarımızın onlara kalmasını istiyoruz ki onlar da yine semtimizdeki çocuklara yardım etsin.''

''Bildiğim kadarıyla para ve zenginlik diğer dünyaya götürülemiyor. Yaşama bayılıyorum, onu satın alamazsınız ve elinizden gidiyor. Ülkemi ve halkımı çok seviyorum. Ben gidince geriye onlar kalacak ve mücadeleye devam edecekler. Parayı çok sevenlerin sanayi ve ticaretle ilgilenmesini ve bunun vergisini ödemeleri gerektiğini düşünüyorum. Siyaset para biriktirmek için değildir. Halka hizmet ederek kendini mutlu hissetmek içindir. Basit olmaktır ve halk gibi olmaktır, sıradan bir vatandaş gibi olmaktır.''



Sürekli özgürlüğe ve gerçek anlamda yaşamanın önemine vurgu yapan Jose Mujica hakkında aslında söylenecek çok şey var. Ama öylesine derin bir saygı içindeyim ki sözlerinin üzerine bir şey eklemeye çekiniyorum. Başta da belirttiğim gibi kendisi dünyanın en fakir devlet başkanı olarak anılsa da, benim gözümde esas zenginliğe sahip olmayı başarmış ender insanlardan birisi.

Maddi konuların hayatını zorlaştırmasını engellemiş, insanların gece yatacak bir saçak altı bile bulamadıkları bir dünyada 500 metrekarelik lüks bir konutta yaşamayı anlamsız bularak reddetmiş, herkesin daha fazlasını arzuladığı günümüz şartlarında aslında bunun modern bir kölelik olduğunu iddia eden ve sorumsuz tüketimin özgürlüğün önündeki en büyük engel olduğunu savunan bu yaşlı adama duyduğum hayranlığı kelimelere dökmekte zorlanıyorum.

İzninizle, kendisinden bir kaç düşündürücü alıntı yaparak yazıyı toparlamak istiyorum.

Unuttukça birbirimize hatırlatmak için...


''Filozof Seneca der ki, yoksul çok şeye ihtiyaç duyandır, çünkü ona hiçbir şey yetmez. Ben yoksul değilim, sadece aklım başımda. Bir şeyi paranızla değil, hayatınızın o parayı kazanmak için harcadığınız kısmıyla alırsınız. Az harcarsam sevdiğim şeyleri yapmak için daha fazla zamanım olur. Özgürlük budur. Basit bir hayat sürüyorum ama varoluş şeklimi kimseye dayatmak istemiyorum. İnsanların mutsuz yaşaması beni endişelendiriyor; hep ödenecek borçlar var, para yetmiyor, ümitsizler. Bunun bir sınırı olması lazım. Bunu uzun süre hiçbir şeyim olmadan hücrede kaldığımda öğrendim. Bana yatak verdikleri gece mutlu olmuştum çünkü. Sonuçta dünyaya gelirken çıplağız, dünyadan ayrılırken de.''

''Öyle anlaşılıyor ki bizler, yalnız tüketme için yaratılıyoruz ve artık tüketemediğimiz zaman derin hayal kırıklığına uğrayarak kendimizi yok ediyoruz.''

''Kirlenme tüketim medeniyetinin bir sonucu. Zengin olmak isteyen insan, eninde sonunda ruhunu şeytana satar. Bu çağımızın bir hastalığı. Tüketim medeniyeti bir örümcek ağı gibi, hepimizi yakalıyor. Mutluluğu, bitmek bilmeyen bir iştahla bir şeyler satın almakta sanıyoruz. Böyle bir sistemde bozulmak çok kolay.''

 ''Sade, yüksüz, bagajsız, maddi kaygıları olmayan, yalın bir hayat... Hoşuma giden, istediğim şeyleri yapabilmenin en iyi yolu bu. Bu benim için özgürlük bu demek.''

Sadeliğin özgürlüğüne...

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

6 yorum

  1. BU devrin gerçek filozofu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşadığı sıkıntı ve çilelerin kendisini olgunlaştırmasına izin vermiş bir insan... Katılıyorum🙏🏼

      Sil
  2. Düşündüğün gibi yaşamalısın, aksi takdirde yaşadığın gibi düşünmeye başlarsın.'' Harika bir blog, özgür mutlu bir insan Jose Mujika ... teşekkürler güzel gönderi için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar doğru söylemiş değil mi? Şimdi anlatınca kolay geliyor ama bunca imkana rağmen böylesi bir hayatı tercih etmek herkesin yapabileceği bir şey değil... Sevgiler❤

      Sil
  3. Bayıldım, sesli olarak eşime okudum.. Sonra dünyadaki siyasetçileri düşündüm bir kaç istisna dışında hepsi mal varlıklarını sınırsızca artırmıs durumdalar...Oysa ne guzel soylemıs "Siyaset para biriktirmek için değildir. Halka hizmet ederek kendini mutlu hissetmek içindir. Basit olmaktır ve halk gibi olmaktır, sıradan bir vatandaş gibi olmaktır.'' diye.
    Patikia

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef çok haklısınız... Siyasetçi olmak çok zor, onların işi gerçekten zor ancak halkına yakın yaşayanlar, sıradan bir vatandaş gibi olmakta zor.. Bunu herkes yapamayabilir zira siyaset ve güç insanın gözünü kapatabilen pek çok pırıltıyla süslü...

      Sil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik