Sade Hayatlar..

Aralık 21, 2016

Şimdiye kadar hep kendi hikayemi anlattım. Ne eksik, ne fazla. Yansıttığım tüm duygular, gel-gitler yaşandığı gibi, en saf haliyle geçti buraya. Daha da anlatacak çok şey var, emin olun. Ama asıl paylaşmak istediğim başka bir şey. Çok klişe olacak belki ancak geçen sene bu zamanlar hayatımın bu noktaya geleceğini söyleselerdi inanmazdım. Sonrasında zaten durduramadığım, artık engel olamadığım o müthiş güçlü değişim başladı. 2016 benim için pek çok açıdan dönüm noktası niteliğinde bir yıl oldu diyebilirim. İstediğim hayatı yaşamak için emekli olmayı beklemeyi reddettim. İstifa ettim. Yaşadığım şehri ve hayat tarzımı değiştirdim. Kendimle ilgili eksik yanlarımı kabullendim. Bunların ufak bir kısmını hallettim ama çoğunu hala törpülemeye devam ediyorum. Sonra siz çıktınız karşıma. Sade bir hayata tıpkı benim gibi çekilen insanlarla yazışmaya, iletişim kurmaya başladım. Ablacım diyenler, beni evladı yerine koyup Banu'm diye hitap edenler, derdini, sırrını paylaşanlar, sadeleştikçe huzur bulduğunu anlatanlar... Allah'ım dedim, şükürler olsun.. bu nasıl bir lütuf. Her cümlenizde kendimi gördüm. O eski mücadelem, ne yaparsam yapayım tatmin olmayan duygularım kelimelere dökülmüş karşımda duruyordu. Bugün yine o güzel insanlardan birisiyle kesişti yolum. Yazdıklarını yayınlamamı özellikle rica etti. Büyük bir zevkle dedim.. Bu tür yazışmaları, izin verilmesi koşuluyla paylaşmaya devam edeceğim. Çünkü başlangıçta bu sadece benim hikayemdi. Şimdi görüyorum ki bu hikaye artık hepimizin.. Meğer ben hiç yalnız değilmişim. Başından beri hep sizinleymişim. Aramakla bulunmaz ancak bulanlar hep arayanlardır demişti birisi... Haklıydı... 

2016'nın sonuna doğru yaklaşırken yakında benden de bir değerlendirme yazısı gelecek. 

Ama önce sıra sizde.

Sadelikle..



Sevgili Banu, 

Yazılarını keyifle takip ediyorum. Sabah okula geldiğimde ilk işim gazeteleri okumak ve bu arada sen bir yazı eklemişsen onu okumak. “Sade Hayatım” eminim pek çok insanın hayatına dokundu ve dokunmaya da devam edecek. Yeni bir yıla girerken, doğal bir şekilde pek çokları gibi ben de geride bırakacağımız 2016 yılını masaya yatırdım. Neler yaşadım, iyi ki yaptım dediklerim, keşke “şöyle” yapsaydım dediklerim…

“İyi ki yaptım” dediklerimden bazıları “Sade Hayatım” ile ilgili olduğundan seninle paylaşmak istedim:

Gerçek anlamda sadeleşmeye başladım. Alışveriş merkezlerine eğer herhangi bir şeye ihtiyacım yoksa asla gitmiyorum. Örneğin bir ayakkabıya ihtiyacım var (ya da ben o anda öyle düşünüyorum), alışverişe çıkmadan bir süre bekliyorum. Gerçekten o ayakkabıya ihtiyacım var mı? Aradan geçen birkaç haftalık sürede, ayakkabının yokluğu beni zora sokuyorsa, gidip alıyorum.

Kozmetik ve makyaj malzemelerimde de sadeleştim. Birkaç tane ürün aslında yeterli. En çok kullandıklarım haricinde olanları ve uzun bir süre hiç kullanmadıklarımı (bu onları daha da uzun süre kullanmayacağım anlamına geliyor) elden çıkardım.

Duş jellerinden kurtuldum, sıvı sabunlardan kurtuldum.

Dolabıma el attım ve uzun süre giymediğim tüm kıyafetlerimi elden çıkarttım. 

Yeni bir yatak odasına ihtiyacım vardı, ancak uzun süredir inceleyip nihayet karara vardığım takımın karyolası vardı, bazası yoktu. Ben de baza olmadan bu kadar eşya ne olacak diye almıyor, ancak başka bir modeli de beğenemiyordum. Dedim ki “şu bazanın içinde ne var?”, gerçekten vazgeçemediğim ne vardı ? Ayda yılda, senede bir kez belki de ihtiyacım olur diye elimde tuttuğum onca şey. Beğendiğim takımı aldım… Dolabımı yerleştirdim. Dolabımda fazlalık eşya yok ve artık bir bazam yok. Ancak bazaya da ihtiyacım yok. Bu şekilde, her temizlikte en çok tozlanan yerlerden biri olan yatak altı rahatça temizleniyor ve oradaki boşluk hissine bayılıyorum.

Giderek daha sade, daha düzenli ve daha huzurlu bir hayata, küçük, yavaş ama en azından emin adımlarla ilerliyorum.

“Keşke yapmasaydım”lar neler? Geçmişe bağlı kaldım, kaybettiklerimi düşünüp mutsuz oldum. Halbuki o kayıp dediğim şeyler muhtemelen hayatımdan çıkması gerekenlerdi. Duygusal anlamda yorucu bir yıl geçirdim. Ama bunu kendim yaptım, kendi seçimimdi. Olması gerekenler olması gereken yerde yani hayatımdaydı, gidenler ise gitmişti. Çok kızgın ve çok kırgındım. Kızarak ve kırgın olarak, kurban psikolojisine düşerek enerjimi tükettim. Keşke yapmasaydım.

Ama yıl biterken, biraz daha iyiyim. Gidenlere kırgın değilim diyemem. Ama kızgın değilim. Yaraların iyileşmesi için biraz daha zamana ihtiyacım var. Ama hayat güzel ve her şey olması gerektiği gibi.

2017 yılı için bir “daha az” ve “daha çok” listesi hazırladım:

Önce “daha az”lar:

Daha az stres
Daha az çikolata
Daha az eşya
Daha az alışveriş
Daha az kırgınlık
Daha az geçmişe odaklanma
Daha az öfke

Şimdi “daha çok”lar

Daha çok spor
Daha çok okuma
Daha çok resim yapma
Daha çok doğada zaman geçirme
Daha çok yolculuk
Daha çok sinema izleme
Daha pozitif olma

Yeni yıla ve getireceği tüm güzelliklere hazırım.

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

11 yorum

  1. Merhaba,

    Bizden birini daha dinlemenin zevkini paylaştım bu sabah gün doğmadan...Balkon camının önündeki benden yaşlı koltukta, bakır cezvede pişirdiğim Türk kahvemi yudumlayarak...Gerçek, net ve masumiyetini tekrar kazanma telaşındaki bir hayatın içinden. Yuvasında 40 yıl öncesine ait bir düzeni tekrar tutturmaya çalışırken....

    Hepimiz adımız gibi biliyor ve hissediyoruz...Bitmez kredilerle alınan, akıllı, konforlu, son moda?! dekore edilmiş 2,3,4+1 'lerin içerisindeki en büyük eksikliği....

    Bu yüzden burada değil miyiz?? Teşekkürler Banu, ve burada kendi tecrübelerini paylaşan herkese.
    Sevgiler

    Güneş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güneş Hanım, değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. İhtiyaçlar, daha doğrusu bize ihtiyaç olarak empoze edilen şeylerin hepsi aslında olmasa da olur şeyler.. ama bunun farkında varmamız, bilinçlenmemiz istenmiyor. Çünkü ihtiyacı kadar tüketen, dahası üreterek tüketmeyi bilen, paylaşmayı bilen bireyler hiç bir ekonominin işine yaramaz. Bu bir oyun, ilüzyon sadece.. hep daha fazlası, daha güzeli, daha iyisi derken bir ömür tükenip gidiyor..

      Sil
  2. 2016

    Ahah bu post ne tatlı oldu. ben de yazayım öyleyse, 2016 nasıl geçti?

    belki de en önemli şey, yıllardır bağımlı olduğum, varlığıyla beni değerli kıldığını sandığım ilişkim bitti ve ben gerçekten, 34 yaşımda, belki de ilk defa, ''özgür'' olmanın ne olduğunu hissettim.

    bununla beraber hayatıma daha çok zarafet, daha çok anlayış, daha çok kıymet bilme, kendini gerçekten sevebilme becerisi girdi. karşımdakini suçlamadan, koşullara söylenmeden, kendime kızmadan. bitmesine izin vererek. tüm bunların içinde, geçmişte yaptığım hatalar sebebiyle en çok kendimi affetem gerekiyormuş, bunu gördüm, bununla ilgili her gün çalışıyorum, kendimle ilgili bilmediğim bir sürü şey öğreniyorum, mesela insan sevmediğimi sanırdım, farkettim ki içimdeki sevgi çok, sadece nasıl ifade edeceğimi bilmiyormuşum.

    kendini keşfetme bir ömür sürecek bir iş ve bunun ''zor'' olması gerekmiyor, hepimizin insan olduğumuzu hissetmeye ve kendimize hata yapma izni vermeye ihtiyacımız var. kendini keşfetmek şu zamana kadar oynadığım enn keyifli oyun. sürprizi çok bir kere.

    benim de çekirdek çevremden tam 7 kişi -sayı bana çok geliyor- gitti. nasıl gittiler, patırtısız, sessizce. bunun sorumlusu olduğum için ve içten içe aslında bu bitişleri istediğimi bildiğim için ses çıkarmadım, evet bazısını özlüyorum ama eski notlarıma baktığımda ''bu kişi bana kendimi yorgun hissettiriyor, değersiz hissettiriyor'' yazdığımı görmem kendimi daha fazla değerli hissetmem için onların hayatıma girip uzun süre kalmış ve sonrasında çıkmış olduklarını gösteriyor. misyon yerine getirilmiş mi? görünüşe göre %100. hayatta her şeyin hayrımıza oldugunu düşünürsek şikayet edebilir miyim? kesinlikle hayır.

    2017 boyunca da gülüp egleneceğim, kızıp ağlayacağım. artık daha dingin bir noktada, çok da savrulmadan, tetiklenmeden bunları bir şekilde atlatacağımı biliyorum, kurbanlık hikayelerinden çıktım, çok mutluyum. mükemmellik, sorunsuz bir hayat, sürekli iyi duygular hissetmeyi beklemek insan olma haline ters bir kere. bu haksızlıgı kendime yapmayacağım.

    haa bir de yeniden sevdim. çok güzel sevdim. almak için verdiğim bir alandan çıktım, güzelce sevdim, bunun için de ayrıca mutluyum.

    ve blogun ve senin sayende ben de geliştim. o deli divane araştıran/alan halim gitti, eşyalar düzenlendi, kullanılmayanlar atıldı, ihtiyaçlara yöneldim alışveriş yaparken, para birktirebiliyorum, bankada ne kadar param var biliyorum, hep bolluk içindeyim, kendi kendimin en iyi dostu olmayı öğreniyorum, daha ne olsun?

    yani 2016 öyle güzel bir yıl oldu ki benim için.

    artık canım olur olmaz acımıyor. canımın mutlaka acıması gerekmiyor. çünkü bizim, hepimizin doğasında, özümüzde ''iyi hissetmek'' var.

    selamlarrrr...
    sıla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Sıla, ne güzel anlatmışsın hislerini.. okudum, yetmedi bir daha okudum. 2016 pek çok açıdan, çevremdeki insanlar açısından da, değişimlerle dolu bir yıl oldu ama hep daha iyiye, daha güzele doğru.. Yaşadıklarını, 2016'yı değerlendirmeni ve 2017 beklentilerini böyle içten bir şekilde paylaştığın için çok teşekkür ederim. Bu benim için çok kıymetli emin ol🙏🏼❤

      Sil
  3. Merhaba,

    Dun karşılaştım sizinle, sade hayatınızla. Okudukça fark ettim ki tüm yazılarınızı okuyacağım daha var. Ben de bir senedir sadeleşmeye girişmişim. Annemi de bu işe zorla da olsa dahil ederek.

    Hiç kullanmadığımız her şeyi yok ederek (ihtiyacı olana vermek vs) başlamışım meğer. Bir de tabii kimyasallardan kurtularak. Her şeyin en doğalını kullanmaya gayret ediyorum, ozen gosteriyorum.Ki sadece bunlarla üzerimden bir yuk kalkmış gibi rahat hissediyorum kendimi bir suredir. Sırada ise borçları bitirme, alışveriş yaparken çokça düşünme var

    Ben de dediğiniz gibi emeklilikten önce kurmak istiyorum sade hayatımı, beş sene biçtim kendime, daha önce olursa tabii ne ala :)

    Sözün kısası, takipteyim.

    Sevgilerimle
    Gamze

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Gamze, çok memnun oldum.. İyi ki yolumuz kesişmiş.. Ne güzel başlangıçlar yapmışsın, gönülden tebrik ediyorum. Sade hayatına 5 seneden önce kavuşabilmeni diliyorum... Sonsuz sevgiler..

      Sil
  4. İçim huzur doldu yine. Ne kadar huzur veriyor sadeleşen insanların hayatını okumak. Teşekkürler Banu hanım vesile olduğunuz icin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl ben teşekkür ederim böyle paylaşımlar ve böyle içten yorumlar için.. Ben okyanusta ufak bir zerreyim, bunu yapan ve hayata geçirenler sizlersiniz.. İçinizde olmasa zaten benim bir şey yapmam ya da ufakta olsa vesile olabilmem mümkün olmazdı.. Sonsuz sevgiler..

      Sil
  5. Çok güzel böyle gerçek hayat hikayeleri okumak. ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de en sevdiğim şeylerden birisi haline geldi.. Okudukça hafifliyorum, içimi geleceğe dair umut kaplıyor..

      Sil
  6. İyi ki paylaşmış, iyi anlatmış, iyi ki bizlerde okuyabilmişiz. Gene enerji ve huzur doldum. Örnek alacağım ve güç alacağım ne çok hayat var. Ne şanslıyım.

    YanıtlaSil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik