Sade bir e-posta..

Kasım 07, 2016

sade yaşamak

Bugün okuduğumda beni çok etkileyen bir e-postayı paylaşmak istiyorum sizlerle. Etkilendim, çünkü bir yerlerde birilerinin hayatına ufacıkta olsa dokunabildiğimi ilk kez bu kadar yakından hissettim. Daha yolun çok başında olan benim gibi bir öğrenci için bu ne büyük bir onur... 

İlk başlarda kendim için, neden başladığımı hatırlamak için yazıyordum. Sonra bir şey oldu. Kimsenin ilgisini çekmez diye düşündüğüm sade hayat notlarım, aslında benim gibi düşünen ve hisseden pek çok insanı bir araya getirdi. Cesaretlendikçe paylaşımlarımın içtenliği ve samimiyeti arttı. Ve yolculuğum farklı bir anlam kazandı. 

Bu bir garibin öyküsü demiş Mevlana. Anlamak ve duymak için bir garip kulağı gerek diye eklemiş. Benimkisi ise bir arayışın hikayesi. Sadeleşerek hayatımda nelere yer açabileceğimi, eşyaya bağlanmak, maddeyi sevmek yerine başka hangi duyguları keşfedebileceğimi, kısacası özümü, kendimi aradığım bir yolculuğun hikayesi...

Beni duyup anlıyorsanız, bunun sebebi ben değilim. Sebebi yıllardır sizi sadeliğe ve doğallığa çağıran, ama benim de bir zamanlar yaptığım gibi hep susturmaya çalıştığınız kendi sesiniz.

Benim hikayem ufacık bir vesile.

Anlayan ve duyan sizsiniz. 

...........

Merhaba Banu Hanım, 

Sizi okumaya başladığım günden beri (yaklaşık olarak 1 ay 1 hafta oldu) kendimde ufak tefek değişiklikler hissetmeye başladım. Zaten alışveriş tutkunu değildim ama ihtiyacım hariç hiçbir şey almamaya karar verdim ki bir aydır kendime bir ince iğne almadığım doğrudur. Özellikle çekmeçelerimde ki bütün fazlalıklardan kurtuldum. Her ne kadar giysi dolabıma bakamasam da onunda yakındır elden geçmesi diye düşünüyorum. Yani şu an ilk hadefim giysi dolabım. 

Gelelim duygusal tarafına işin. Artık çok fazla ince düşünmüyorum. Mesela "HAYIR" demek eskisi kadar zor değil. Hayatta önceliklerim bir tık değişti. Normalde kendimden önce sevgili babamı , canım abimi ve bitanecik eşimi hep ilk sırada tutardım. Ama o sıralamayı da kaydırdım. En başta ben varım artık çünkü anladım ki onların sırası değişse bile onlara olan sevgim saygım aynı kalabiliyormuş. 

Kendimi yıpratmayı bıraktım kısacası ve çokta iyi oldu diye düşünüyorum. Kendime ulaşabileceğim ve sağlam hedefler koydum. Fikirlerimi ya da aklımdan geçenleri daha rahat söyleyebiliyorum. Tabi insanları kırmadan incitmeden. Bir de eskisi gibi kafa ütülemiyorum. Çok konuşmak ne kadar zormuş. Sessizlik ve kendi kendine düşünmek, hayatındaki fazlalıklardan kurtulmak ve hafiflemek konuşmanın bile fazlası aslında ağır geliyormuş bedenime. Bunu yeni fark ettim. Kısacası hayatım artık daha düzenli. Bu yüzden hem işime, hem evime, hem de eğitim hayatıma ve sosyal hayatıma yeterice zaman ayırabiliyorum. Çünkü gereksiz yere saatlerce sosyal medya da takılmıyorum ya da kendi kendimin psikolojisini bozup etrafımdakilere sarmıyorum. En önemlisi de zamanım yetiyor artık bana, zamansızlıktan şikayet etmiyorum. 

Şimdilik minimal yaşamdan anladıklarım ve kendi hayatıma uyguladıklarım böyle. Bakalım ilerleyen zamanlarda neler olacak ? Merakla bekliyorum.  

Bu arada yazmadığınız günlerde resmen hayatım eksik gibi. Mesela bugün tam 5 gün oldu yazı yayınlamadınız. O yüzden boşlukta gibiyim. Her sabah acaba bugün Banu Hanım'dan ne öğreneceğim diye hevesle açıyorum sayfanızı. 

Deneyimlerinizi bizimle paylaşmaya devam etmeniz dileğiyle... 

 Sevgiyle kalın. 

 M.

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

4 yorum

  1. Çok güzel.. Hayatımıza öyle güzel dokunuyorsunuz ki Banu hanım.. Sanki Allah bizi terbiye etmek için sizi vesile kıldı..
    Sevgiyle kalın..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz de kendimi daha iyi ifade edebilmem için benim vesilem oldunuz. Sonsuz teşekkürler💞

      Sil
  2. HEPİMİZİN HİSLERİNE TERCÜMAN OLMUŞ. ÖĞRENMENİN YAŞI YOK MİSALİ, BEN 55 YAŞINDA SİZDEN BİR ŞEYLER ÖĞRENME TELAŞINDAYIM. İYİ Kİ VARSINIZ.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl teşekkür etsem bilemedim.. öğrenme karşılıklı inanın.. beni onurlandırdınız, sonsuz sevgi ve saygılarımk kabul edin kütfen...

      Sil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik