Güzel Kadın, Zerafetin Sadeliğinden Gelsin

Kasım 28, 2016

Güzel Kadın,
Zerafetin sadeliğinden gelsin.
Sadelik en göz alıcı mücevherindir hatırla. Hiç bir kozmetiğin, hiç bir estetik işlemin, hiç bir marka kılık kıyafetin, hiç bir yüksek bilginin sana sunamayacağı bir parıltı sunar sana sadelik.
Güzelliğini, ışltını, dişil gücünü sadeliğinden al.
Çevrenin senden beklediklerini giyme artik, toplumsal beklentilerin ve eril beğeninin esiri olma artık.
Gücün yuksek topuklardan gelmez, güzelliğin boyalardan da gelmez. Bırak.
Içsel bedeninin sesini dinle, daha güzel görünmek, daha beğenilmek icin kendinden vazgecme. Sakın.
Sa-de-leş.
Davranışlarında sadeleş.
Duygularında sadeleş.
Düşüncelerinde sadeleş.
Konuşmalarında sadeleş.
Sevmelerinde sadeleş. 
Sen tüm sadeliğinle SEN’sin. Güzelsin. Parıltılısın. Ahenklisin.
Sadeliğin güzelliğine,
Bilge Inal
--------------------------------------
Güzellik kavramı uzun zamandır kafamı kurcalayan konulardan birisi. Gençlik yıllarımızdan beri zihnimize kazınan görüntüler, toplum tarafından 'güzel' olarak kabul edilme kriterleri maalesef ön yargılara, yüzeyselliğe ve bazen kendimizi bile acımasızca eleştirmemize neden oluyor. Kendi bedenini sevmeyen, dış görünüşünden hoşnutsuz kadınlar olarak daha da güzel olmak, beğenilmek için pek çok şey deniyoruz. Kozmetik ürünler, çeşitli bakımlar, kıyafetler... Ama ne yaparsak yapalım olmuyor. Televizyon, sosyal medya ve reklamlar sayesinde hep eksik ve yetersiz hissettiriliyoruz. Sanki tüm dünya sadece erkek beğenileri üzerine kurulmuş ve tek çabamız o beğeniye layık olmak!
Selülitin varsa çirkinsin.
Fazla kilon varsa giydiğin hiç bir kıyafet yakışmaz zaten.
French ojeye erkekler bayılıyor! 
Topuklu ayakkabı giymiyor musun yoksa?
Şu son moda çantayı da aldın mı tamamdır. 
Ama hala 3 kilo fazlan var canım. 
Peki ya sonra?
Bunun bir doyum ya da durma noktası var mı? 
Yok!
Bakın. Size bir şey anlatacağım. Ben hayatım boyunca hep bakımlı olmasıyla bilinen, giyime kuşama ve makyaja düşkün birisiydim. Ve bunların çoğunu, bazıları bana zor gelse bile, beğenilme kaygısı ile yapardım. Bir zamanlar bir sevgilim vardı. Onun beğeni kriterlerine uygun olmak için o dönem kilolarıma takmıştım. Daha zayıf olursam beni daha çok sevecekti! Yeterli beslenemediğim için saçlarım dökülmeye, tırnaklarım kırılmaya başladı. Ama durmadım. 49 kiloya kadar düştüm. Sizce bu yeterli oldu mu? Tabi ki hayır. Bu sefer de eleştirecek başka şeyler bulmaya başladı. Beyefendi French oje seviyormuş. Sürekli topuklu giymeliymişim. Saçlarım hep uzun olmalıymış, asla kestirmemeliymişim. Daha bir sürü bıdı bıdı. Yoruldum. Sanki bitmeyen bir yarışın içinde gibiydim. Halbuki ben kırmızı oje severim. Her zaman topuklu ayakkabı giyemem. Kafama eserse saçlarımı kestirmek isterim. 
Sade hayatla birlikte dış görünüşüm ve yaşantım sadeleşirken düşüncelerim de sadeleşmeye başladı. Dedim ki noluyoruz? Zaten reklamlardan ve televizyondan bir süre uzak durunca güzellik algınız da değişmeye başlıyor. Sosyal medyada ise fiziksel görüntüye vurgu yapan hesapları takip etmeyince oh miss! 
Artık dış görüntümle ilgili bana dikte edilen, eksik hissettirilen duygulardan da arınmaya başladığımı hissediyorum. 
Nasıl mı? 
Mesela daha güzel olmak için tonlarca makyaja ihtiyacım yok. 
Hiç bir fondöten sağlıkla,içten beslenerek parlayan bir cildin ışıltısını veremez. 
Hiç bir marka kıyafet bana kendimi daha güzel hissettiremez, içindeki kendini iyi hissetmedikten sonra...
Eğer ben gerçek bir dişi değilsem, hiç bir topuklu ayakkabı bana kendimi daha kadınsı ve dişi hissettiremez, o duygu karşı tarafa geçmez.
Duş jellerine, çeşit çeşit kremlere, losyonlara ihtiyacım yok artık. Çünkü biliyorum ki temizlik ve mis gibi kokmak için her gün duş almak, su ve sabun yeter. 
Işığını kaybetmiş gözlere istediğim rimeli, ya da göz kalemini süreyim. Neye yarar ki?
Bana yakışmadığı halde, sırf moda diye giydiğim, içinde kendimi iyi hissetmediğim bir kıyafet artık fazlalıktır benim için. 
Dahası öz'üyle değil, sadece gözüyle gören gözler için güzel olmaya çabalamak ne nafile bir uğraş! 
Halbuki sadelik öyle mi? 
Düşünce yapısı, kişillik özellikleri gibi çekici özelliklere vurgu yapan, geçici değil, kalıcı güzelliklerle uğraşan, doğallığı yücelten, kendini eksik değil yeterli ve değerli hissettiren, en derinde kalmış korkularıyla yüzleştiren sadelik dişi enerjiyi de yükselten bir felsefe. 
Güzel kadınlar.. Güzellik dayatması adı altında hepimiz birer tüketim ve arzu nesnesi haline dönüştürüldük. 
Ulaşılması neredeyse imkansız estetik algılara layık olmaya çabalarken hem hızla tüketiyor, hem de tüketiliyoruz. Sadece dış görünüşle ilgilenen güzellik ideali sayesinde esas zerafet ve çekiciliğin içten geldiğini unuttuk. Gerçekten neyi sevip neyi sevmediğimizi, bize neyin yakıştığını unuttuk. İçimizden gelmesi gereken dişilik ve güzelliği markalara, kozmetik ürünlere, tüketime dayadık. Bakın, bakımsız olmayın demiyorum. Bakın kendinize. Hem de hiç olmadığı kadar iyi bakın. İyi beslenin. Doğal ürünler kullanın. Spor yapın. Bedeninizi çok sevin. Değiştiremediğiniz fiziksel özelliklerinizi de sevin. Tek tip hokka burun, ince bel, kalkık popo idealini içselleştirmeyin. Ama tüm bunları ruhunuzu aç bırakarak yapamayacağınızı da unutmayın. İçinize, özünüze dönün. Sadeleşin. Yaşantınızda, kıyafetlerinizde, düşüncelerinizde sadeleşin. Tüm dağınıklık ve fazlalıktan kurtulmadan içinize dönmek, dişiliğinizi keşfetmek çok zor mesele...
Güzel kadınlar, dayatmacı güzellik ideallerini sorgulamadan benimsemeyin. 
Unutmayın, tüm bunların arkasında 'tüketim' baş rolü oynamakta. 
Sadelik ise bize bunu sorgulamak için verilmiş bir fırsat.
Bilge İnal'ında dediği gibi...
Sadeliğin güzelliğine...

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

18 yorum

  1. Tum arkadaslarim benim tam tersine "minimalist olcam diye diye useniyorsun bakim yapmaya kiz gibi giyinmeye, biraz kendine bak" diyorlardi. Tam da onlara cok guzel bir yazi olmus. Iyi ki varsin!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) aslında minimalist olmak bakımsız olmak anlamına gelmiyor, sadece medyanın ve toplumun direttiği güzellik kriterlerine uyum sağlamamız gerekmiyor çünkü güzelliğe bakış açımız daha farklı değil mi? sevgiler..

      Sil
  2. Kendimi gordum yazinda, ama hani su sade kadin olaninda, yillarca bunun icin yargilandim, makyajim rimel ve rujdan oteye gitmedigi icin, misafirlik yerde dogal guzelin cok guzel ama niye tasli-pisli giymiyorsun denildi, sinir olmuyor degildim ama bir okadar da umursamiyordum, sade secimimlerimle, makyajimla, simdilerde daha da sevdigim vucudumla mutluyum. Kaliplara girmek, herkes gibi olmak hep beni bogmustu...
    Ayrica o eski sevgili bayagi mutsuz bir insanmis, iyi ki kurtulmussun o'ndan ve simdi ki Banu'yu inan daha da seviyorum.<3 Guzel yazin icin ayrica cok tesekkurler, cevremdeki herkese tavsiye ediyorum seni okumalarini.<3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Meral'cim, canım.. inan eski Banu'da şimdi ki halini daha çok seviyor, daha huzurlu.. eskiden her yerime ayrı losyon, ayrı krem, ayrı kozmetik, dolaptan taşan gösterişli kıyafetler filan.. şimdi nasıl rahatım bir bilsen.. huzur sadelikteymiş.. sonsuz sevgiler.

      Sil
  3. Süper bir yazıydı ..diline yüreğine sağlık..işte budur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. asıl ben teşekkür ederim. kadın olmak yazdırıyor bunları :)

      Sil
  4. Tam da akıldan geçenlere tercüman bir yazı daha..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne garip değil mi? aslında çoğumuz aynı hisler içindeyiz..

      Sil
  5. Sizi keşfettiğimden beri öğrencilerimle birlikte takip ediyoruz :) çünkü tamda güzelliğin hayatlatının merkezinde olduğu bir dönem istiyorum ki onlar gözüyle değil özüyle gören olsunlar.birazdan bu yazıyıda paylaşacağım çünkü"hocam nasıl gidiyor sade hayat?"diye sordular merakla:) özüyle gören gözler olabilmek duasıyla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl mutlu oldum anlatamam🙏🏼Sonsuz teşekkürler. Öğrencilerinizin ve sizin gözlerinden öpüyorum❤️Sevgi ve muhabbetle..

      Sil
  6. Kendimi bulduğum bir yazı olmuş yine teşekkürler oldukça anlamlı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Firuze Hanım. İsminiz çok güzelmiş bu arada❤️

      Sil
  7. Süper bir anlatım ve yorum. İstediğimiz kadar allayıp pullayalım kendimizi, sadeliğin ışığı olmadıktan sonra, boş.

    YanıtlaSil
  8. Yanında sevdiginin gözünün , daha makyajli/daha sarisin/daha havalı /daha güzel birisine kaydığını görmek yaptırıyor bunları kadınlara. Aslında o bakışı gördüğümüzde , içimizin nasıl paramparça olduğunu gözlerindeki perde kalksa da görseler. Kadın olmak zor vesselâm. Aysu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kadın olmak zor ama bir o kadar büyüleyici.. aslında o erkeğin gözü bir anlığına başka kadına kaysa da (ki biz kadınlar da bazen hemcinslerimizi inceliyoruz) eğer yanında güçlü, ne istediğini bilen, kendine güvenen, kendine ait bir hayatı, idealleri olan bir kadın varsa gözü kayarsa kaysın diyebilirim.. zaten öyle bir adamdan hayır gelmez..

      Sil
  9. her sabah bugün ne yazmış diyerek oturuyorum iş yerimde masama ;)
    Öyle güzel yazmışsınız ki ,basmakalıp,tek tip,birbirinin aynısı,sadece kendini fiziksel olarak beğendirmekten başka hayat amacı olmayan kadınlar geldi gözümün önüne..
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim yorumunuz için.. ben de sayenizde hep aynı hevesle yazmaya devam ediyorum.. sonsuz sevgiler..

      Sil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik