Derin sularda yüzebilmek

Kasım 15, 2016


Sen içine yönel, dışından seni habersiz sansınlar.
Ne güzel haldir ki o; sen akıllı ol, seni deli sansınlar.
Selman-ı Farisi

......................

Bugün bir sandalyenin üzerinde 20 dakika boyunca tek başınıza oturmanızı istesem? 

Televizyon ve cep telefonu kapalı. Müzik yok. 

Mümkünse yüzünüz boş bir duvara dönük olsun. 

Koltukta oturmayın. Sandalye olmalı mutlaka. 

Saate bile bakmayın. 

20 dakika'lık alarm kurun ve sadece aklınızdan geçen düşüncelere odaklanın. 

Loş ışıklı bir ortam olmasını tercih edin. Gözlerinizi zaman zaman kapatabilirsiniz. 

Kolay görünüyor değil mi? 

.........

Genel olarak çok düşünen bir insanım. Hatta bazen ziyadesiyle abartırım. Yani bana yabancı bir durum değil. Yürürken, kahve içerken, kitap okurken, kedilerimle oynarken, sabahları bahçede o kütüğün üzerinde oturup doğanın uyanışını izlerken, sohbet ederken.. Kısaca her an'ı yaşamayı düşünerek yaparım. Bu durum size de yabancı gelmemiştir.

Ama bu defa ilk kez, sadece bir sandalyenin üzerinde oturup, boş duvara bakarak zihnimden geçecek olanları beklemeye başladım. İlk dakikalar kolaydı. Sevimli, mutluluk pıtırcığı sahneler belirdi zihnimde. Neden sonra aklıma gelen bazı düşünceleri kovmaya uğraştığımı farkettim. Hayır dedim, bunları düşünmek istemiyorum. Ama olmadı. Ben zorlayıp debelendikçe daha da güçlü geldiler. Beynimin karanlık köşesinde pusuda bekleyen, rahatsız edici duygular.. 20 dakika ise bir türlü geçmiyor... İçime yönelirken az kalsın boğuluyordum. 

Sürem sona erdiğinde benden geriye kalanları koltuğa taşıdım. Sanki spordan yeni çıkmış gibi fiziksel olarak yorgun, zihinsel olarak ise allak bullak olmuş ve dağılmış haldeydim. Biraz dinlendikten sonra düşüncelerimi yazmaya başladım. Bazı yerlerde "ben bu konuyu çoktan aştığımı zannediyordum" derken buldum kendimi. Bazıları ise aklıma geldikçe savuşturduğum mevzularla ilgiliydi. Hissetmekten kaçındığım duygular, zayıf yönlerim, takıntılarım, zaaflarım, -mış gibi gösterme çabalarım.. gerçek yüzleşme dedikleri böyle bir şey olsa gerek!

Hepimiz öyle ya da böyle, gün içinde yüzlerce konu hakkında düşünüyoruz. Ama  bunların çoğu içimize, yani özümüze gerçek anlamda yönelmemizi sağlamakta yetersiz kalıyor. Bu tıpkı sığ bir denizde yüzmek gibi. Hep güvenli alanlarda geziniyoruz. Yoksa o derin sularda boğulmaktan mı korkuyoruz? Sessizliğin ortasında öylece oturup, sadece aklınıza gelecek düşünceleri beklemeye başladığınızda ise su boyunuzu geçiyor. Debelenip çırpınmak nafile. Gittikçe derinleşiyor. 

İşte bizim o derin sulara dalıp yüzmeyi öğrenmemiz gerek. 

Aşırı tüketim, eşya biriktirme, bağımlılıklar, başkaları ne düşünür kaygısı, kaybetme ya da vazgeçme korkusu gibi duyguları fazla derine inmeden, yüzeysel yollarla halletmeye çalışmak kısa vadede işe yarayabilir ancak uzun vadede kalıcı sonuçlar doğurmayacaktır. Savuşturulmuş düşünceler ve üzerine yeterince gidilmemiş duygular her seferinde daha da güçlenerek geri döner. Bunu, 20 dakikanın aslında ne kadar uzun bir zaman olduğunu farkettiğimde anladım. 

Sadelikle...

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

7 yorum

  1. Tekrar tekrar tekrar..
    her gün nasıl diş fırçalıyorsak...ruhu da her gün temizlemeli..her gün ruhumuzla ilgilenmeliyiz..
    dimi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel dediniz.. ruhumuzun da ilgiye ihtiyacı var, asıl beslenmesi gereken o aslında.. özüne inebilmeyi ve yüzleşebilmeyi başarabilenlerden olmak dileğiyle❤️

      Sil
    2. Nihayet ben de bloguma yazabildim kafamdakileri, yaptıklarımı ve en önemlisi sizing gibi insanlardan aldığım feyzi...
      beklerim :)
      http://loveandsmile.wordpress.com/

      Sil
  2. Fulya Yurtsever15 Kasım 2016 09:21

    Merhabalar,

    3 sene önce yogaya başlamıştım. İnsanların yogaya başlama nedeni, genelde hayatlarında şikayetçi oldukları bazı şeyleri değiştirmek oluyor. Benim de böyle idi. Aslında, klasik tükenmişlik sendromu ve vücudun içe dönme isteği ile yönelmiştim yogaya. Şimdi bakıyorum, 3 seneden bugüne çok fazla şey değişti. Dersin ilk başında ve sonunda, matın üstüne totalde 20 dakika sessizce oturuyoruz beirttiğiniz gibi. İlk günler aklımdan geçenler benim de korkunçtu. Hocamız hiç bişi düşünmemeye çalışın, gelen düşünceler olursa da izleyin ve fark edin diyordu. Çöplük gibiydi zihnim, yarın ne giyeceğim, kaç gün yıllık iznim kaldı, sevgilim neden öyle dedi, alışveriş yapmam lazım vs... Sonraki mediyasyonlarımda, bunlar azaldı. Yani önce kabasını aldırdık :) Sonrasında, daha derinlere inmeye başladım. Davranışlarımın, kızgınlıklarımın, neleri içimde bastırmaya çalıştığımın, egomun net şekilde önüme düştüğünü görebildim. Bu kez, bunları kabullenebilmeyi, kendimi affedebilmeyi denedim. Sonrası teslimiyet, sığınmak... Kısacası, mutlaka kendimizle baş başa kalmalıyız. Derinlere inebilmek için zihnin çöplerini her gün temizlemeliyiz.

    Bu yazı da çok güzel oldu, bu aralar ihmal edebiliyordum.

    Sevgiler,
    Fulya

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fulya Hanım merhaba, çok güzel anlatmışsınız. Ben hiç yoga yapmadım, ama anlattıklarınıza bakılırsa oldukça işe yarayan bir yöntem.. ben o 20 dakika boyunca aslında insanın 20 dakika hiç bir şey yapmadan durmasının bile ne kadar zor olduğunu anladım.. kendimle kalmaktan korktuğumdan mı bilmem ama düşüncelerime hep müzik, kahve, ya da bir manzara eşlik eder. Dolayısıyla odak noktam hep değişir, kısa sürede düşünceden düşünceye atlarım.. istemediklerimi savuştururum.. bu defa bunu yapamadım.. hem aciz ve biraz korkutucu, ama hafifletici bir deneyim oldu.. zaman zaman denemeye devam edeceğim❤️Sonsuz sevgiler

      Sil
  3. psikiyatris ibrahim bilgen;bizi üzen tüm düşüncelerin,kaygı ve korkuların üzerine gitmeden bilinçaltına ötelemenin hiç faydası olmadığını söylüyor.şöyle bir örnek vermişti;çok sevdiğiniz bir yakınınızı kaybetmekten korkuyorsanız bu düşünce her aklınıza geldiğinde savuşturmak yerine düşüncenin üzerine gidin.ben tam anlatamadım ama ibrahim bey'in kaygı ile ilgili videolarını öneririm,sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, güzel bir tavsiye oldu benim için. Mutlaka bakıyor olacağım. Sevgiler.

      Sil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik