Diderot Etkisi {Diderot Effect}

Ekim 03, 2016

diderot bütünlüğü

Uzun zamandır tüketim alışkanlıklarımız ve satın alma davranışlarımız üzerine düşünüyor ve araştırmalar yapıyorum. Geçenlerde “Diderot Etkisi” olarak bilinen ve kısaca “satın aldığımız her eşyanın aslında bizi başka bir şey satın almaya yönelttiğini” açıklayan bir sosyal olgu ile karşılaştım. Diderot’a göre her satın alma kararı domino etkisi yaratarak başka bir şeyin daha satın alınmasına yol açıyor. 

Nasıl mı? 

Fransız filozof Denis Diderot’a {1713-1784} bir gün bir arkadaşı çok şık kırmızı renk bir kaftan hediye eder. Kaftan’ı giyen Diderot çalışma masasına oturduğunda ilk olarak gözüne çarpan şey masasının ne kadar eskimiş olduğu olur. Kaftan o kadar şıktır ki masa adeta gözünü tırmalar ve değiştirmeye karar verir. Ancak yeni satın aldığı masası ve şık kırmızı kaftanı bu seferde çalışma odasındaki diğer eski eşyalarla uyumsuz hale gelir. Bu sefer geri kalan tüm eşyaları {kutular, tablolar, halı, sandalye vb} yavaş yavaş daha iyi bir bütünlük oluşturacak şekilde değiştirmeye başlar. 

“Aslına bakılırsa, Diderot’nun yaşadığı bu süreç ve deneyim sonucu her biri tek tek değiştirildikçe edinilen yeni eşyaların etkilerinin bir uyum, bütünlük içerisinde bir güç olduğunu fark etmesidir. “Diderot Bütünlüğü” olarak da adlandırılan bu kavram, insanın yaşamındaki yeni bir eşyanın varlığının nasıl daha çok ve yeni eşyalara yönelttiğini açıklamaya çalışıyor.” {kaynak

Diderot’un bu deneyimi bize kısaca her alışverişin aslında bütünlüğü sürdüren bir mekanizmanın bir parçası olduğunu açıklıyor. 

Diderot etkisini kendi hayatımızda da gözlemlemek mümkün: 

• Yeni bir elbise aldığımızda hemen o elbiseye uygun ayakkabı ve çanta aramaya başlıyoruz. 

• Sadece ayakkabı ve çantayla kalmayan arayış kimi zaman o elbiseye uyum sağlayacak kozmetik ürün, küpe, bileklik vb alışverişine kadar gidebiliyor. 

• Eve yeni bir kanepe aldığımızda kanepenin yanındaki sehpalar birden gözümüze eski görünmeye başlıyor ve değiştirmek için can atmaya başlıyoruz. 

• Yeni bir araba aldığımızda da bu sefer aksesuar vb şeylerin tüketime yöneliyoruz. 

Örnekleri çoğaltmak mümkün. 

Yukarıda saydığım her durumda, aslında o yeni ürünü satın almadan önce eski ayakkabılarımız, eski sehpamız, ya da var olan aksesuarlarımız bize yetiyordu. Ama hayatımıza giren yeni ürünle birlikte var olan durumun bütünlüğü bozuluyor ve domino etkisi başlıyor. Her alışveriş birbirine bağlı başka bir tüketimle sonuçlanıyor. 

İşte bu temel prensibi anlarsak kısır döngüyü kırmak ve fiziksel, mental ve finansal olarak özgür olmak mümkün!

Sadelikle...

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

3 yorum

  1. kesinlikle bu etki var. Bir gün kırmızı etek aldım bu kez üstüne beyaz atlet sonra altına sandalet sonra üstüne kolye derken bileklik oje ruj ayyyy başım ağrıdı bide çok beğendim diye eteğin yeşili sonra beyazı derken onların kolyesi ojesi silsile halen devam ediyor ................ halen taksitleri ödeniyordur (2013)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diderot ekisini ben de hayatımda çok tecrübe ettim. Aynen dediğin gibi bir etek ya da elbise alışverişi spiral etki göstererek başka alışverişlere neden oldu.. Tam bir kısır döngü..

      Sil
  2. Çok mantıklı ve inanılmaz doğru.
    Çevremdeki bütün kadınlar, kombin peşinde:)

    YanıtlaSil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik