Sade Yaşamak

Eylül 09, 2016

sade yaşam tarzı

Aylar önce çok kaybolmuş hissettiğim bir dönemde bir kitap okudum. Begüm Başoğlu ve Ege Erim'in birlikte kaleme aldığı bu kitabın adı Sade 'ydi. Belki yazım dilinden, belki de minimalizm hakkında çok fazla felsefi düşünceye yer vermeden direk gardırop, ev ve ilişkilerde sadeleşme gibi konulara girdiğinden olsa gerek beni derinden etkilemedi ama kesinlikle yol gösterdi. "Sade"yi daha ziyade sade yaşam ile ilgili yeni araştırma yapmaya başlayanlar için başvuru kitabı niteliğinde görüyorum. 

Dediğim gibi "Sade" benim için bir yolculuktan ziyade gitmem gereken yolu tarif eden bir haritaydı. Hızla google'da minimalizm ve sadeleşmek üzerine aramalar yapmaya başladım. Karşıma çıkan Türkçe kaynakların yetersizliği benim için büyük hayal kırıklığı oldu {Türkçe Kaynaklar} Yabancı kaynaklara yöneldim ve büyük bir açlıkla okudukça okudum. Hatta aylarca araştırma yaptım, kendime notlar aldım. Zamanla içimdeki büyük boşluk dolmaya başladı. Çelişkili ve tutarsız düşüncelerimin, fazlalıklarımın esiri olmuş hayatımın kontrolünü elime almaya ve eşyalar / ilişkiler ile ilgili algılarımı düzeltmeye karar verdim. Kendimi tam olarak hazır hissettiğim dönemde de "işte başlıyoruz" dedim. 

Geldiğim noktada şunu söyleyebilirim ki sade yaşamanın elinize tutuşturabileceğim bir reçetesi ya da formülü yok. Kimine göre şehirde de sade yaşamak mümkünken, kimisi bahçeli bir evde o sadeliği bulabiliyor. Bazıları tamamen organik beslenme ve ürünlerle sadeleşirken, kimisi satın almama konusunda kendini eğitiyor. Ben ise bunların bir kısmını deneyimlemeye çalışıyor, araştırıp okudukça "aa böyle bir şey de varmış" diye şaşırmaya devam ediyorum. Kısaca sade hayatın kesin bir tanımı yok.  Herkesin kendine göre bir çeşit "özgürleşme" arayışı denilebilirse de bu arayışta seçilen yöntemler farklı olabiliyor. 

Bana göre sade yaşamak {şimdilik} aşağıdakilerden ibaret. Bazılarını daha yoğun yaşıyor ve daha çok dikkat ediyorum. Bazılarında ise ölçüyü kaçırıp dikkatsiz davrandığım durumlar olabiliyor. 

  • Tüketim ve alışveriş çılgınlığına dur diyebilmek
  • Fazlalıklardan kurtulmak {fazla eşya, fazla kilo, fazla insan, fazla hırs vb}
  • Kendime daha sade ve minimalist bir yaşam alanı ve ev oluşturmak
  • Borçsuz bir hayat!
  • An'ı yaşamayı öğrenmek
  • Enerjimi tüketen, beni yorgun hissettiren şeyleri terketmek
  • Çevre konusunda daha duyarlı olmak
  • İnsanlarla olan ilişkilerimi yeniden gözden geçirmek
  • Teknolojiyi reddetmemek ama bağımlısı da olmamak
  • Daha kaliteli ve verimli zaman yönetimi
  • Daha sade güzellik ve bakım ritüelleri keşfetmek
  • Ev temizliği için doğal ürünler kullanmak
  • Günde iki öğün yemek yemek ve besin değeri yüksek gıdaları tercih etmek
  • Doğayla ve hayvanlarla daha fazla zaman geçirmek
  • Modern hayatın takıntılarından kurtulmak.
  • Önceliklerimi belirlemek ve "farkındalığı daha yüksek" bir hayat
  • Sevdiklerime, yapmayı sevdiğim işlere daha fazla vakit ayırmak
Sade yaşamak bir din değil. Bir düşünce tarzı, ya da yaşam felsefesi denilebilir. Sadece ölçülü olma, sınırı aşmama, her tür fazlalıktan ve bağımlılıktan kurtulma gibi bazı ufak temel başlangıç noktalarına dikkat ederek siz de kendi içsel yolculuğunuza başlayabilirsiniz.

Sadelikle kalın..
İnstagram hesabım: @sadehayatim

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

2 yorum

  1. Merhabalar. Ben de dolu dolu bir evde dogup buyudum. Evlenince kayınvalidem aynı mantıkla benim evimi de doldurdu. Eşimin müzik aletleri, benim kitabım kalemim derken ev doldu tastı. Arada atıyorduk ama aynı hızla doluyordu. 2008 yazında 3 ay Amerika'da yasadık eşimle. Küçük bir çatı katı ev tuttuk. Odası olmayan, tek bir gozde bit kadar bir gardrop, bir yatak ve 1 masalı. Binada ortak camasır makinesi kullanıyorduk, tek bir nevresim takımımız vardı. Kendimiz pisirip yiyorduk vs. O kadar dinlendik ki o tatilde ruhen. Ne yorucu hayatlarımız var dedik. O insanların sakinliği bizi kendimize getirdi. Döndüğümüzde bambaşka hayatımız oldu. Ancak 2-3 yıl sonra yine ufak ufak eskiye donme egilimi gordum evimde, yeniden bosaltmaya basladım. Kesinlikle az çoktur felsefesi insanı dinlendiriyor, gencleştiriyor.

    YanıtlaSil
  2. ben de öyle yapıyorum evimde fazlalık eşyaları hiç sevmiyorum yatakların altlarının dolup taşması dolapların tıklım tıkış olması. çoğu şeyi dağıttım. görev icabı doğuda yaşıyoruz 2 yıldır hem de doğunun bir dağında :) ama inanın batıda yaşadığımdan daha mutlu ve dinleniğim meğer biz sakinliği özlemişiz alışveriş yapacagımız 1 market dışında başka hiçbir şey yok :) bazen şehir hayatını özlemiyor değilim ama oraya gidince de ruhen çok yoruluyoruz

    YanıtlaSil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik