Kredi kartı kullanımının tüketim alışkanlıkları üzerindeki etkisi

Eylül 23, 2016


Kredi kartı kullanımının yaygınlaşması ile biz tüketicilerin harcama alışkanlıkları da gelir düzeylerimize uyumlu  olmak yerine kredi kartı limitlerimize göre ayarlandı. Durum böyle olunca bir bankaya ya da bankalara kredi kartı borcunun olması ayıplanacak, garip bir durum olmak yerine normal karşılanmaya başlandı. Kısaca artık sürekli borçlu olmak tamamen doğal bir durum haline geldi diyebiliriz. 

Türkiye'de ilk kredi kartı kullanımı 1968 yılında başlasa da yaygın kullanımı 1990'lu yılların ortalarına doğru, yani Yeni Ekonomi anlayışının empoze edilmesiyle hızlanmaya başladı. Yeni Ekonomi'nin esası biz tüketicileri borçlanarak tüketmeye teşvik eden bir sistemden oluşuyor. Alışveriş esnasında paranın nasıl el değiştirdiğini şeffaf olarak görmeyen bir tüketici ne kadar harcama yaptığını unutmakta ve dolayısıyla ödeyebileceğinin üzerinde bir borç ile karşı karşıya kalmakta. 

Günümüzde kredi kartı kullanımının hayatı kolaylaştırması ile ilgili pozitif bir algı yönetimi uygulanmakta. Ancak gerçekte bunun böyle olmadığının farkındayız. Ya da burada sormam gereken soru "farkında mıyız?" olmalı. 

Plansız satın alma, ihtiyaç fazlası tüketim, borç faizi, kredi kartı aidatı derken ödeme de zorluk çekme ve sürekli borçlu olma durumu kredi kartının sadece ödeme kolaylığı sağlama avantajıyla karşılaştırıldığında aslında incelenmesi gereken ciddi bir durum ortaya çıkıyor.

Kısaca özetlemek gerekirse "plastik para" olarak tanımlayabileceğimiz kredi kartı plansız satın alma dürtüsünü harekete geçirerek, para ödemeden "sahip olma" veya "bolluğa ulaşma" fikirlerini ön plana çıkararak bizi tüketim toplumunun bir parçası haline getirdi. Borçlandırılarak tüketime alıştırılan bir birey artık içinden çıkılamaz bir kısır döngüye giriyor. Harcadıkça kazandığını zanneden tüketici, aslında kazandıkça harcıyor. 

Şu yazımda kredi kartı kullanımı ile ilgili bazı önerilerde bulunmuştum. Bahsettiğim gibi 1 tane kredi kartım var ve limiti oldukça sınırlı. Çoğunlukla internetten yaptığım market, kedi maması ya da uçak bileti alışverişi gibi durumlar için kullanıyorum. Bunun dışında tüm ödemelerimi nakit yapmaya özen gösteriyorum. Çoğu zaman alışverişe çıkarken kartımı evde bırakıyorum. Çünkü ben de insanım ve henüz kendimi eğitme aşamasındayım. İhtiyacım olmayan bir ürünü beğenme ya da sahip olma gibi anlık bir dürtüyle hareket ederek satın alma potansiyelim hala var. Bu dürtüyle baş etmeyi öğrenene kadar kredi kartım evde kalacak! 

Nakit ödeme yapmaya başlayınca parayla aramda olan ilişki de değişmeye başladı. Para kirli bir şey değil. Bize yıllarca para kirlidir, dokunma, elleme denildi. Bu da aslında kredi kartı kullanımını yaygınlaştırmak ve para alışverişini görmeden tüketim yapmaya teşvik eden tuzaklardan biriydi. Halbuki para alın teridir. Tiksinilecek bir şey asla değil! Ve eğer hala paranızın kirli olduğunu düşünüyorsanız bence kredi kartınızı günde kaç kere, kaç kişiye POS cihazından geçirmek için uzattığınızı, o kartı kaç kişinin ellediğini düşünün.

Bir de bir ürüne 500 TL nakit ödeme yapmakla kredi kartı kullanmak arasında ciddi bir psikolojik farklılık var. İlk başlarda insan kendini maddi ve ruhsal açıdan yetersiz hissedebiliyor. Çünkü toplumumuzda kredi kartı sahibi olmak ve bol harcama yapmak prestijle alakalı bir durum gibi lanse ediliyor. Fakat zamanla, bir kez alışınca, o yetersizlik duygusu kendini kontrollü olmaya ve güce bırakıyor. Çünkü gelir-giderini kontrol edebilen, neye ihtiyacı olduğunun farkında olan bir insan benim gözümde finansal anlamda güçlüdür. Asla zayıf ya da yetersiz değildir. 

İlk başta da dediğim gibi kredi kartı kullanımı tüketim alışkanlıklarımızı ciddi şekilde değiştirdi. Bizi sürekli borç ödeyen,  spontane alışverişe yatkın, gelirinden fazla harcama yapan, sorumsuz birer tüketim canavarına dönüştürdü. Eğer bu yazıyı okuyorsanız lütfen kredi kartlarınıza, kart limitlerinize ve borçlarınıza bir de bu gözle bakmayı deneyin. 

Sadelikle kalın..

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

2 yorum

  1. kredi kartı insanın piskolojisinde sanki para ödemiyormuş hissi veriyor... hep diyoruz ya ''ama taksitle aldım'' :)) sadeleşmenin ilk şartı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın Ferda'cım, kredi kartı psikolojik bir yanılgı oluşturuyor..

      Sil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik