Kadın erkek ilişkileri üzerine sade notlar...

Eylül 09, 2016


Bugün bir arkadaşımla konuşurken bana görüştüğüm insanlar konusunda da sadeleşip sadeleşmediğimi sordu. Düşündüm. Net bir yanıt veremedim. Deniyorum en azından dedim. Çünkü hiç bir zaman kalabalıklar içinde yalnız bir insan olmadım. Çevremi, hayatıma dahil ettiğim insanları hep titizlikle seçtim ya da hayat bu konuda bana hep şanslı davrandı diyelim. Hiç bir zaman öyle büyük bir dost kazığı yemedim. Ya da sahte dostluklarım, mecburiyetten  görüştüklerim olmadı (profesyonel iş hayatı hariç) Ne zaman ihtiyacım olsa bir telefon uzaklıkta olduğunu bildiğim kişiler zaten hayatımda.

Ama dost seçimi konusunda gösterdiğim bu özen ve hassasiyetin yarısını özel hayatıma gösteremedim maalesef. Belki de 'deniyorum' derken kastettiğim kadın-erkek ilişkileri konusunda sadeleşmeyi deniyor olmam olabilir. Ben ilişkiler konusunda başarılı değilim. Bu yüzden de bu konuda tavsiye verebilecek en son kişi belki de benim. Ama tavsiye değil de bunu bir iç dökme olarak algılayin lütfen. 

Geçmişe bakıp düşünüyorum da hayatıma giren hiç bir erkekle doğru düzgün bir ilişki kuramadım, o derinliği yakalayamadım. Suçu kimseye atmaya, öyleydi, böyleydi demeye gerek yok. Sorunu  kendimde aramaya başladım. Çünkü hep aynı tarz ve karakterde erkekleri hayatıma çektim ve kabul ettim. Bir birliktelik iki kişinin kararıyla oluyorsa bunu seçen, kabul eden kişilerden birisi de bendim. Aslında ilişkiler gidişatla ilgili sinyalleri en başında veriyor ama ben de olmayanı oldurma gibi bir takıntı var(dı) maalesef. Olmayacağını, devam etmeyeceğini bile bile sürdürmeye çalıştım. Sonuç ise koca bir hüsran, zaman kaybı ve boşuna yıpranan iki insan oldu hep..

Şimdilerde sade hayatımla birlikte bana bir olmuşluk, bir kabullenmişlik geldi. Artık anladım. Önce ben değişmezsem kendime çektiğim insanların profili de asla değişmeyecek. Kısır bir döngünün içinde kaybolup gitmek yerine önce kim olduğumu, nasıl bir hayat istediğimi bulmaya ve kendimi anlamaya karar verdim. 

Mesela gece hayatından hiç hoşlanmam. Doğayla iç içe olmayı severim. Hayvanlar vazgeçilmezim. Abartı - gösteriş hiç bana göre değil. Yanlış anlamayın, lüks severim ama sade ve ölçülü olmalı... Yüzeysel olan hiç bir şeyi sevmiyorum. Çok zengin bile olsa tembel, uykucu, sorumsuz erkeklere hiç tahammülüm yok.  Liste bu şekilde uzar gider. Ama bakıyorum da şimdiye kadar hayatıma giren hiç bir erkek benim hayatıma dahil olmadı ya da bu beklentilerime uymadı. Bir şekilde ben onlara ayak uydurmaya çalıştım. Bu tabi bir süre sonra yıpratıcı ve yapay bir hal alıyor. Uyum sağlamak için değişmek zorunda kaldım ve bir süre sonra kendime olan saygımı yitirdim. Sonra zaten kendime olan kızgınlığımı karşı taraftan çıkarma faslı başlıyor. Olmak istemediğin birisi gibi olmaya ne kadar dayanabilir ki insan? 

Hayatımdaki fazlalıklardan kurtulmaya karar verdiğimde pek çok fazlalıkla birlikte ilişki seçimlerimi de sorguladım elbette. Eşyalardan kurtularak başladığım iç yolculuğuma geçmiş ilişkilerden gelen duygusal fazlalıklardan da kurtularak devam etmeye çalışıyorum. Ben olmadan,  olmuş birisi karşıma çıkmayacak. Hazır olduğumda ise O insanın bana gönderileceğine inanıyorum. Kimilerine göre çok kaderci bir yaklaşım olabilir ama öyle inanıyorum. Ama önce geçmişteki yanlış düşünce ve ilişki kalıplarından kurtulup kendimi yenilemem lazım. 

Duygusal sadelik yolunda uyguladığım ve size önerebileceğim tek şey şu olabilir. Hayatınızda size yük, fazlalık gibi gelen, sizi aşağıya çeken bir ilişki varsa arkanızda bile bakmadan kaçıp kurtulun. Çünkü ilişki size kendinizi iyi hissetirmeli, yüceltmeli. Defalarca düzeltmeye çabaladınız ve olmuyor mu? Daha fazla uğraşmayın. Hazır olmuşu varken, olmayanı oldurmaya uğraşarak yaşam enerjinizi harcatmayın. O kişi henüz karşınıza çıkmadıysa da acele etmeyin. Önce siz kendinizi bulun, sonra o zaten sizi bulacaktır.  

Sadelikle kalın...

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

8 yorum

  1. Ihtiyacim oldugu donemde bu yazinizi okumak cok iyi geldi. Tesekkur ederim.

    YanıtlaSil
  2. harika olmuş bayıldımm
    ilişkilerde yanlış insanla olduğun sinyalleri en başta bangır bangır öterken sen kulaklarını tıkayıp "bişey yapılır ki bunla" mantığıyla devam etmeye çalışıyorsun gerçekten de..
    sevgiler :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet, olmayanı oldurmaya çalışmak yanlış düşünce kalıplarımızdan kaynaklanıyor maalesef, bir an önce olmayan ilişki, rahatsız eden kilo, fazla insan, fazla eşya ne varsa tüm fazlalıklardan kurtulmak gerek..

      Sil
  3. Sürekli aynı insanlar karşımıza çıkıyorsa, ilişkilerde hep aynı sorunlar yaşanıyorsa; bilinçaltında bunlarla ilgili kayıtlarımız olabilirmiş. Bu kayıtlara da geçmiş yaşam terapisi - regresyon ile ulaşabiliyormuşuz. Bu kayıtlardan arınınca farklı insanları hayatımıza çekiyormuşuz. Bu aralar bu konularla çok ilgiyim. Böyle bi yazı görünce de sizinle de paylaşmak istedim. Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazdıkların çok ilgimi çekti, mutlaka araştıracağım☺️ Sevgiler😘

      Sil
  4. İlk defa bir yorum yapıyorum. Ben de İstanbul'da yasıyorum ve minimalizme bir suredir ilgi duyuyorum. Karakterinizi kendime çok yakın buldum. Minimalizmle ilgili genelde yabancı kaynaklar var ama böyle bir örnek olması sizin gibi düşünenlere de cesaret veriyor. Lütfen paylaşımı bırakmayın. Bu hayatın surdurulebilir olduğunu görmek iyi gelecek. Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok ama çok teşekkür ederim. Yorumunuz beni mutlu etti. Böyle güzel düşüncelerin varlığı beni de inanılmaz motive ediyor ve daha zevkle paylaşım yapmamı sağlıyor. Tekrar teşekkürler.. sevgiler..

      Sil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik