Az çoktur : Less is more {39 eşya ile yaşayan bir minimalist}

Eylül 21, 2016


Andrew Hyde sadece 39 parça eşya ile yaşayan bir minimalist ve sahip olduğu her şey yukarıdaki fotoğrafta gördüklerinizden ibaret. Tüm eşyalarını turuncu sırt çantasına sığdırabiliyor. Şimdiye kadar 75 ülkeye seyahat eden Andrew, bunun bir manifesto değil kendisi için bir minimalizm projesi olduğunu ifade ediyor. Bu arada belirtmek isterim ki Andrew asla fakir bir insan değil. Ve bence gayette iyi kazanıyor ama kazandığını eşya satın almak yerine yeni yerler görmeye, yeni insanlar tanımaya ve deneyimlere harcıyor.

Minimalizm araştırmalarım beni her gün farklı hikayelere sürüklüyor. 

Gördüğünüz gibi bunun bir dibi ya da sonu yok. Kimisi 100 parça, kimisi 39 parça eşya ile gayet mutlu, özgür, bol seyahat ve deneyim dolu bir hayata sahip olabiliyor. 

Sanırım burada yapmamız gereken "eşyalarla" kurduğumuz bağı yeniden gözden geçirmek olabilir.

Ve  aslında azlık ya da çokluk kavramları burada devreye giriyor. 

Az eşya, çok deneyim. 

Az eşya, çok seyahat. 

Az eşya, çok özgürlük.

Kısaca az'a sahip ve maddeden bağımsızlaşan insan, diğer açılardan {ruhen, bedenen} özgürleşip çoğalıyor. 

Sadelikle kalın.. 

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

1 yorum

  1. Merhaba sitenizi iki gündür keşfettim ve okuyorum.
    Çoğu yazıya yorum yazmak geçmişti okurken ama daha çok yazınizi okumak istedim yazmak yerine. Degisiminiz beni çok etkiledi, kendimde değişim yaşadığım ve bu şekilde yasayamayacagima karar verdiğim şu günlerde ard arda geldi bun konuda yol gösterici olduğunu düşündüğüm şeyler. Dr. Aidin salih ten haberdar oldum bu benim için çok değerli oldu, öğrencilerinin kurduğu Sade Hayat dernegini okurken sizin sitenize de denk gelip okumaya başladım. Bu kadar kısa sürede çoğu insanın hayalini kurduğu yaşam tarzını birakabilmeniz etkileyici,sizi tebrik ederim ve huzur dolu bir hayat dilerim tüm huzur arayanlara.
    Bu arada yukardaki konuyla ilgili 100 yıl öncesinde yaşamış bir alim geldi aklıma. Bütün eşyası bir sepete sıgıyormus. Yazdığı mektuplarda ( lahikalar ) nasıl gecindigini anlatır. Bir de iktisat Risalesi var. Bereket den sık sık bahsettiginizi farkettim, o da bu risalesinde bereketin ve sukrun iktisatta olduğunu anlatır. Medeniyet diye sunulan yaşam tarzının insanı zaruri ihtiyacı olmayan şeyleri ihtiyaç gibi sunduğunu bununda insanı daha çok geçim derdine, bazıları için haram yollara goturdugünü anlatır. 100 yıl önce söylenenleri şimdilerde zirvelerde yaşıyoruz maalesef, ve öyle bir illuzyonla aldatiliyoruz ki farkına bile varamiyoruz. Deniz suyu içmek gibi mutsuz oldukça sunulan sahte mutlukuklara sariliyor daha da mutsuz oluyoruz.
    Lafı uzattım tekrar paylasimlariniz için teşekkürler.

    YanıtlaSil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik