30 sene önce para ödemediklerimiz üzerine düşünceler

Eylül 29, 2016


Bir arkadaşım gönderdi. 30 yıl önce para ödemediklerimizi kısaca özetleyen bir paylaşım. "Biriktirmek şart" mesajı vurgulansa da beni asıl düşündüren; neden tüm bu şeylere şu anda para ödemek zorunda olduğumuz gerçeği. Mesela cep telefonu ya da internet faturasını anlayabilirim. Teknolojiye hiç bir zaman karşı olmadım. Sadece ölçülü olmak koşuluyla iletişim araçlarını kullanmakta ve karşılığında bir miktar para ödemekte sakınca görmüyorum.

Ama vitamin hapları, damacana su, konsol oyunları ya da spor salonu üyeliğine para ödüyor olma fikri çok gücüme gidiyor.

Sistematik bir şekilde "Doğa"dan uzaklaştırıldık. Artık köyde yaşayan gençlerin bile en büyük hayali şehire yerleşmek ve asgari ücretle bile olsa bir iş bulup şehirde yaşamak. Kimse babasından kalan tarlayla, bahçeyle ilgilenmiyor. Ekip biçmek, toprakla uğraşmak, topraktan para kazanmak cazip bir hayat olmaktan çıkarıldı. Emeğin hakkı verilmedi. Onun yerine senelerce çiftçilere kota bile uygulandı. 

Hal böyle olunca besin değeri düşük, hızla ve daha az emekle büyüyen, hormon basılmış sebze ve meyve yemeye mahkum edildik. 30 yıl önce yenilen domatesle şimdi yediğimiz domatesin vitamin değeri aynı mı sizce? 

Bu sefer ilaç endüstrisi devreye girdi  {ve belkide tüm bu süreçte hep devredeydi}. Yeterli besin alamadığımızı iddia eden vitamin hapları çılgınca tüketilmeye başlandı. Hatta sürekli diyet yapıp vitamin haplarıyla eksiği tamamlamaya çalıştık. Ama daha çok hasta olmaya devam ettik. 

İçtiğimiz suyu damacana ile satın alarak para ödüyor olmamız zaten başlı başına bir yazı konusu olur. 30 sene sonra soluduğumuz havaya da vergi ödemeye başlarsak hiç şaşırmayın. Kusura bakmayın ama ikisi arasında bir fark göremiyorum. 

Peki ya spor salonu üyeliği? Mükemmel ve fit vücutlara maruz kalan gözlerimiz ancak bir spor salonuna üye olursak o hayale kavuşacağımızı sinsice fısıldadı durdu. Güzellik ve estetik anlayışı değişti. Sağlıklı olma ya da sağlıklı kilo kavramı yerini fit vücutlara bıraktı. Bedenimizle sürekli kavga eder olduk. Hırpaladık, gereksiz yorduk. Halbuki açık havada koşmak ya da yürüyüşe çıkmak spor değil miydi? Ama bunları yapabileceğimiz toprak bir zemin ya da buna ayıracak zaman bile bırakmadılar. Belki sadece hafta sonları {o da çok yorgun olmazsak} dışarıda yürüyüşe çıkabilecek fırsatımız oldu. 

Evet, biriktirmek şart! Ama bugün neye niçin para ödediğimizi sorgulamak bence en az biriktirmek kadar önemli. Gelin biz sorumsuzca tüketenlerden değil, hep sorgulayanlardan olalım. 

Sadelikle..

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

4 yorum

  1. kesinlikle para biriktirmekten önce ne için yaptığın para harcadığın önemli :( havaya para verme konusunda sana katılıyorum ki başladı haftalık oksijen tedavisi görenler var :( malesef

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Ferda'cım, bunların çoğunluğu ne zaman ihtiyaç haline getirildi diye düşünmeden edemiyorum..

      Sil
  2. Çok anlamlı bir konuyu ele almışsınız. Kaleminize sağlık. Üretmeden tüketmeye öyle alıştık ki... Sonumuz hayırlı olur umarım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üretmeden tüketmek normal gelmeye başladı.. beni asıl korkutan da bu zaten...

      Sil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik