Hayatımı düzene sokmak istiyorum!

Ağustos 12, 2016


Hayatlarını sadeleştirmeyi başarmış insanların yazılarını okuduğunuzda ya da onlarla birlikte zaman geçirdiğinizde, aynı durumda olmadığınızı bilmek bazen sinir bozucu olabilir. Sade yaşamla ilgili araştırmalarıma başladığım dönemi hatırlıyorum. Tüm bu keşiflerimi bir gecede hayatıma adapte edemeyeceğimi biliyordum ama düşündüğümden de uzun zaman aldığını kabul etmeliyim.

Ve aslına bakarsanız hala öğrenciyim, ve hatta minimalist hayatımın başlangıç aşamasındayım bile diyebilirim.  Her gün hayatımı daha basit yaşabilmekle ilgili yeni bir şey öğreniyorum. 

Şimdiye kadar sade yaşam yolunda attığım en büyük adımlar şunlardı;

  • İşimden ayrılıp evden çalışma düzenine geçtim.
  • Evimi ve yaşadığım şehri değiştirdim.
  • Daha sade ve sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. 
  • Daha az eşyayla yaşamaya alışıyorum. Pek çok fazlalıktan kurtuldum ve bu süreç devam ediyor.
  • Parayla olan ilişkimi düzelttim. 
  • Ve geriye kalan bol zamanımı fazla eşyaları, kıyafetleri düzenlemek, gereksiz objelerin tozunu almak ya da alışveriş yapmak yerine çevremdeki dostlarıma ve gerçekten değer verdiğim, yapmayı sevdiğim işlere zaman ayırarak, hobilerim için harcıyorum.
Önceden sahip olduğum her şey için minnettarım. Ama dikkatinizi çekmek istiyorum. Geride bıraktıklarım dostlarım, hayallerim ya da gerçekten yapmak istediğim şeyler değildi. Vazgeçtiklerim; gereksiz değer yüklediğim, beni yoran, aşağıya çeken, hayatımı zorlaştıran unsurlardı. 

Düzenli ve sade bir hayatın avantajları:

- Daha rahat hareket etme ve daha özgür karar alma imkanı
- Temizlik ve düzenlemeler için daha az zaman harcama 
- Sürekli plan yapma derdinden kurtulma
- Daha az para harcama ve finansal özgürlük
- Sizin için GERÇEKTEN ÖNEMLİ olan şeylere odaklanmak için yeterli zaman
- İnsanlarla daha sağlıklı ilişkiler
- Daha az stres
- Daha dingin bir ruh hali
- Daha sağlıklı bir yaşam

Eğer siz de kaybolmuş hissediyor ve hayatınızı düzene sokmaya nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız doğru yerdesiniz. 

Bunu hep birlikte öğreneceğiz. Ben de yaşadıklarımı, düşündüklerimi paylaşmaya devam edeceğim. 

Ama ilk adım olarak sizden rica ettiğim tek bir şey var. Kendinizi sade hayat için hazırlamaya başlayın. Çünkü bu bir anda gerçekleşecek bir durum değil. Bol bol okuyun, araştırın ve bu konu üzerinde düşünün. Çünkü o duygu ve bilinç düzeyine ulaşmadan minimal bir yaşama keskin bir geçiş yapmak sizde bıktırıcı ve yorucu bir etki yapabilir ve kısa sürede eski düzeninize geri dönebilirsiniz. 

Mesela, kendimden örnek vermem gerekirse, 2-3 sene önce minimal bir hayata geçiş yapmış olmayı hiç istemezdim. Çünkü henüz o doyma ve bıkkınlık noktasına ulaşmamıştım ve hayatımı değiştirmek istemiyordum. Hatta halimden gayet memnundum! Zamanla gelişen farkındalığım, beklentilerimi sürekli sorgulamam, gerçekten ne yapmak istediğime karar vermem ve bunu uygulayacak gücü toparlamam uzun ve en yakın dostlarımla bile paylaşmadığım içsel bir süreçti.  

Çok klişe olacak ama siz hazır olmadığınız sürece hiç kimse size yardım edemiyor maalesef.  İşte tam da bu yüzden kendinizi ruhen ve düşünce bakımından yeterince hazır ve güçlü hissetmediğiniz sürece minimal bir hayata başlamayın lütfen. 

Minimalist bir hayat aynı zamanda düzenli bir hayat demek, yani hayat aslında daha kolay! Ancak minimalism'e adapte olabilmek ve bunu bir yaşam biçimi haline getirmek dışarıdan göründüğü kadar kolay değil. Sabır, irade, emek ve vazgeçmeyi bilmeyi gerektiriyor. 

Hayatınızı düzene sokabilmek ve sadeleştirmek adına ilk adım olarak kendinize şu soruları sorarak başlayabilirsiniz. 

Sahip olduğun pek çok şeyden vazgeçmeye ne kadar hazırsın? 

Vazgeçtiklerine özlem duyarsan bu durumla başa çıkabilecek irade ve sabıra sahip misin?

Neden hayatını düzene sokmak istiyorsun

Hayatındaki hangi fazlalık seni rahatsız ediyor? (fazla eşya, fazla kilo, fazla insan, fazla hırs, fazla plan..)

Sadelikle kalın...

Bu Yazıları da Sevebilirsiniz

3 yorum

  1. değişim kolay değil. bazı kalıplar anda değişebilir, düşünce biçimlerinde farklılıklar olabilir ama genel değişimle için sabırlı olmak şart bence de. burada galiba ego devreye giriyor. yıllarca kendine türlü türlü ego kodları ekmişsin ve bir gün çıkıp ''ah ben sizden çok sıkıldım, istemiyorum artık'' dediğinde, tek yaptığı şey senin direktiflerini yerine getirmek olan ego kendini ihanete uğramış hissediyor ve haliyle ''o dediğin köhne köyde yaşayabilecek misin bakalım'' ''hatırlıyor musun o pahalı elbiseyi giydiğinde neler hissetmiştin.'' ''aa ama dolabı açınca renk renk ürünler ne güzel oluyordu, ışıl ışıldı'' diye kendi değerini sana kanıtlamaya calısıyor. bu durumda onunla işbirliği yapmak gerekli. artık rotanın değiştiğini, o zamana kadar tutundugu kodlar yerine yeni programın yerleştiğini egoya anlatmak gerekiyor. bize çok yanlış anlattılar. içimizdeki bir şeyin düşman olması imkansızdı ama egoyu da düşman ettiler. zaten için sadeleştiğinde gözün dış kalabalığı kaldırmıyor. bu, insansız, eşyasız yaşamak anlamına da gelmiyor.

    bır dahakı yorumda görüşmek üzere :)

    cok sevgı ve selamlar,
    sıla

    YanıtlaSil
  2. Bir kaç yıldır tam anlayamasam da iç sesim bana bir şeyler anlatıyordu..ruhum,kafamın içi,evim o kadar doluydu ki,hiç hareket alanım kalmamıştı..Kalabalıktan kurtulmam gerekti ama nasıl?İnternetten araştırmaya başladım,bazı uygulamalara geçtim yine de zorlanıyordum.Her şey o kadar karışıktı ki...Ta ki bir kaç gün önce instagramda karşıma çıktınız. Aa o da ne,zaten sizi diger blogunuzdan uzun zaman takip eden sessizce ve severek takip etmiştim..Eski dostumu görmüş kadar sevindim ve başladım yazdıklarınızı okumaya.Önce son paylaştığınız üçlüyü ve sonra da en baştan başladım okumaya..Şu an tam da buradayım ve adeta düşüncelerime tercüman oluyorsunuz..Size çok teşekkür ediyorum..Bundan sonra eski sesiz takipçiniz olarak kalamayacağım galiba..sevgiyle ve sadelikle kalın

    YanıtlaSil
  3. Evdeki herşeyin bana fazla gelmesiyle başladı. Çevremdeki insanların davranış ve tavırlarına tepkiyle devam etti. Ben birşey yapmazsam kimse benim için birşey yapmayacak, ne bekliyorum farkındalığıyla aşama kaydetti. Ve evi yavaş yavaş toplamaya başlamak ve blogları bulup okumak, en nihayet yorumlara yazıp yaptıklarımı anlatmakla sürüyor :)
    Yazdıklarınız bana fikir ve ilham veriyor.
    Teşekkürler,

    YanıtlaSil

İzleyiciler

E-mail ile Abonelik